YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10529
KARAR NO : 2010/7259
KARAR TARİHİ : 21.06.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde Aralık 2005-Ekim 2006 tarihleri arası çalıştığının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davalılardan … San. Ve Tic. Ltd. Şti vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava nitelikçe davacının davalı işyerinde Aralık 2005-Ekim 2006 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmaların tesbiti ile işçilik alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesinde “İş Mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikâmetgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşmeler muteber sayılmaz” hükmü öngörülmüştür.Görülüyor ki madde de önce davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılacağına ilişkin HUMK.’nun 9. maddesindeki genel kural tekrarlanmış, bununla yetinilmeyerek davanın işçinin işini yaptığı işyerinin bulunduğu yer İş Mahkemesinin de yetkili olduğu hükme bağlanmıştır. İşçiyi korumak ve kolaylık sağlamak amacıyla düzenlenen bu özel yetki kuralı uyarınca sigortalı işçi (veya işveren) seçimlik hakka sahip bulunmakta, davayı dilerse davalının yerleşim yerinde, dilerse işini yaptığı işyerinin bulunduğu yer mahkemesinde açabilmektedir.
5521 sayılı Yasa’nın 15. maddesinde ise bu Kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı bildirilmiştir.
Yetki itirazı yetki kuralının kamu düzenine ilişkin olmadığı davalarda HUMK.’nun 187/2. maddesinde yazılı olduğu üzere ilk itirazlardandır. İlk itirazlar davanın görülmesine engel olan sebeplerdir. Davanın başında ve kanunen öngörülen süre içerisinde ileri sürülmeleri gerekir. Süresi içerisinde ileri sürülmedikçe mahkemece dikkate alınamazlar. Yetkisiz mahkemede dava açılmış olsa bile esasa cevap süresi içinde yetki itarazında bulunulmamış ise taraflar arasında davanın açıldığı mahkemede görülmesi doğrultusunda zımni bir sözleşme olduğunun kabulü gerekir.
Somut olayda, Beyoğlu 2. İş Mahkemesinin yetkisizlik kararının kesinleşerek dosyasının mahkeme esasına kaydedilip duruşma gününün taraflara tebliğ sonrası yapılan 18.09.2007 tarihli ilk oturumda yetki itirazında bulunulmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca işin esasına girilmek gerekirken, usulüne uygun yetki itirazı bulnmadığı halde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Şirket vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı … San. Ve Tic. Ltd. Şti ‘ne iadesine, 21.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.