YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10631
KARAR NO : 2009/12917
KARAR TARİHİ : 15.10.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Yerel Mahkeme, bakiye harç yatırılmadığı için temyiz isteminin reddine karar vermiştir. Davacı bu kararı dahi temyiz etmiştir. O halde, bu yön üzerinde özellikle durulmalıdır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434. maddesinde temyiz harç ve giderlerinin tamamının ödenmesi gerektiğinden sözedilmekte, bakiye harcın yatırılması gerektiğinden sözedilmemektedir. Hal böyle olunca, davacının temyizinin geçerli olduğu anlaşıldığından mahalli mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararın bozulup kaldırılması ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432/son maddesi gereğince asıl hükmün temyizini amaçlayan temyiz itirazlarının incelenmesi gerekir.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere ve temyiz nedenlerine göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
3-Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacılar murisinin iş kazası sonucu vefat ettiği olayda sigortalının %10, davalı işveren Yimpaş AŞ’nin %30,davadışı alt işveren Mustafa Şahap’ın %10,davalı …..n…Ltd.Şti.’nin %50 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacılardan eş … yararına 12.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 10.000,00 TL’sına, çocuklar … ve… için ayrı ayrı 9.000.00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 6.000.00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 44.353,00 TL maddi tazminatın davacı … için,2.514,00 TL maddi tazminatın davacı… Şahap için olmak üzere toplam 46.867,00 TL maddi tazminatın 21.11.2005 olay tarihinden itIbaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisine asaleten çocuğu…’ye velayeten davacı …’a verilmesine,fazla talebin REDDİNE,
2-12.000,00 TL manevi tazminatın eş … için,çocuklar … ve… için ayrı ayrı 9.000.00 TL manevi olmak üzere toplam 48.000,00 TL manevi tazminatın 21.11.2005 olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisine asaleten çocuklarına velayeten davacı …’a verilmesine,fazla talebin REDDİNE,
3-… … için ayrı ayrı 5000.00 TL manevi tazminatın 21.11.2005 olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine,fazla talebin REDDİNE,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 4.849,00 TL ve manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 8.140,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,red edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 5.900,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 689,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 406,00 TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
6-Alınması gereken 7.282,81 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.705,75 TL harcın düşümüyle kalan 4.576,06 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, davacılar tarafından peşin olarak yatırılan toplam 2.705,75 TL nispi harç ile 13.10 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 2.718.85 TL harç giderinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 15.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.