YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10650
KARAR NO : 2010/10198
KARAR TARİHİ : 19.10.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1.Dosyadaki yazılara,toplanan delillere,hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Zararlandırıcı sigorta olayına uğrayan davacı sigortalının olayın meydana gelmesinde, %25, davalı işverenin %75 oranında kusurlu olduğu, dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı , maluliyet oranı, olay tarihi ve işleyecek faiz gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 3.000,00TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 10.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1.Meydana gelen iş kazası nedeni ile açılan maddi manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile %2,3 maluliyet nedeni ile 9.584,12 TL maddi, 3.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.03.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,
2. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunman AAÜT uyarınca kabul edilen maddi tazminat üzerinden hesaplanan 1.500,09 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3. Kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 575,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden aynı Tarife uyarınca hesaplanan 575,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4.Alınması gereken 679,54TL ilam harcının davacı tarafından yatırılan 815.20 TL harçtan tenzili ile bakiye 135.66 TL harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine, davacı tarafından yatırılan 679.54 TL nispi, 27.80 TL başvuru olmak üzere toplam 707.34 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5. Davacı tarafından yapılan toplam 680,70 TL yargılama giderinden takdiren 400.00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 77.00 TL yargıama giderinden takdiren 35.00 TL’sının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, ” rakam ve sözcüklerinin yazılarak hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine,
19.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.