Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/10663 E. 2009/13155 K. 19.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10663
KARAR NO : 2009/13155
KARAR TARİHİ : 19.10.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle karardaki gerektirici nedenlere göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacının geçirdiği iş kazası sonucu uğradığı maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir
Mahkemece, Dairemizin bozma kararı sonucu maddi tazminat davasının ve ıslah dilekçesinin kabulüne , manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç usul ve yasaya uygun değildir.
Davacının iş kazası sonucu % 6,3 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 25, davalıların % 75 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hükmedilen 10.000,00 TL manevi tazminatın fazla olduğu anlaşılmakla mahkemece daha uygun bir miktara hükmedilmek üzere karar bozulmalıdır.
4- HUMK.nun 84. maddesi ”ıslah tahkikata tabi olan davalarda tahkikat bitinceye kadar ve tabi olmayanlarda muhakemenin hitamına kadar yapılabilir” hükmünü içermektedir.
Anılan yasa hükmü ve 4.2.1948 tarih, 1944/10 Esas , 1948/3 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere , dava açıldıktan sonra konusunda, nedeninde, kanıtlarda ve benzeri işlerde yönteme ilişkin olmak üzere yapılmış olan yanlışlıkları bir kereye özgü olma üzere düzeltme ve eksiklikleri de tamamlamak olanağını veren ve yargı kararına gerek olmadan yanlarınca sözlü yada yazılı anlatımları ile yapılabilen “ıslah” Yasanın 84. maddesinin açık kuralı içinde, soruşturma ve yargılama bitinceye kadar yapılabilir. Yargıtay’ca karar bozulduktan sonra bu yoldan yararlanmaya imkan yoktur. Bu nedenle bozma kararından sonra maddi tazminatın 6.000,00 TL arttırarak 8.000,00 TL çıkarılmasına ilişkin 3.12.2008 tarihli ıslah dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 67.20 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğu anlaşılmakla , 19.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.