Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/10664 E. 2010/3789 K. 05.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10664
KARAR NO : 2010/3789
KARAR TARİHİ : 05.04.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden … maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davacıların isteminin kabulüne karar verilmişse de manevi tazminatın takdirinde yanılgıya düşüldüğü, manevi tazminatın fazla takdir edildiği anlaşılmaktadır.
Yapılmakta olan inşaatın kapatılmayan 5. katından apartman boşluğuna düşen sigortalının 06.10.2003 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu öldüğü, iş kazasında sigortalının %30 davalı işverenlerin %70 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı anne ve baba yararına 15.000,00’er TL, kardeşler yararına 4.000,00’er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, anne ve baba yararına 20.000,00’er TL, kardeşler yararına 5.000,00’er TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davacıların davasının kısmen kabulüne, davacılar baba … için 15.000,00-TL, anne … için 15.000,00 TL, kardeş … … için 4.000,00 TL, kardeş … … için 4.000,00 TL, kardeş … … için 4.000,00 TL, kardeş … … için 4.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 06.10.2003 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazla manevi tazminat talebinin reddine,
2-Alınması gereken 2.484,00 TL ilam harcından peşin alınan 810,00 TL’nin indirimi ile kalan 1.674,00 TL ilam harcının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından başvurma ve peşin harç olmak üzere yatırılan toplam 824,00-TL harç giderinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
4-Reddedilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan toplam 52,10 TL yargılama giderinden takdiren 39,00 TL’nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T. göre kabul edilen manevi tazminat miktarları üzerinden takdiren, … için 1.800,00-TL, … için 1.800,00 TL, … … için 575,00 TL, … … için 575,00 TL, … … için 575,00 TL, … … için 575,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
6- Hüküm tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T.göre ret edilen manevi tazminat miktarları üzerinden, davacılar …’dan 600,00-TL, …’dan 600,00 TL, … …’dan 575,00 TL, … …’dan 575,00 TL, … …’dan 575,00 TL, … …’dan 575,00 TL avukatlık ücretinin alınarak davalılara verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılara yükletilmesine, 05.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.