YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11417
KARAR NO : 2010/9358
KARAR TARİHİ : 04.10.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Haziran 2003-Kasım 2003 aylarına ait prim borcundan mesul olmadığının tespiti ile borçlu bulunmadığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı dava dışı prim borcu bulunan…Akaryakıt İnşaat Malzemeleri Ltd Şti’nin ortağı ve mesul müdürü olduğu 27.1.2004-14.7.2004 tarihleri arasındaki sorumlu olduğu döneme ait borcunun tespitini, Kurumca şirketin pirim borçları için maaşından kesilen 2.004,52 TL nın tespit edilecek borçtan mahsubu ile varsa bakiye borcunun belirlenmesini ve sorumlu olduğu dönem dışında kalan 2003 yılı Haziran ve Kasım aylarına ait olan dönemlere ilişkin borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 27.1.2004-14.7.2004 tarihleri arasında…Akaryakıt İnşaat Malzemeleri Ltd Şti’nin %50 oranında hissedarı ve mesul müdürü olduğu, … 4. Noterliğinin 14.7.2004 tarihli davacının hisse satışına ilişkin sözleşmede şirketin kuruluş tarihinden devir sözleşmesine kadar doğmuş ve doğacak tüm borçları ile vergi ve SSK borçlarından hisseyi devralanın da müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu konusunda anlaştıklarının belirlendiği, davacının hisse devrinin şirket Ortaklar Kurulu’nun 14.7.2004 tarihli kararı ile kabul edildiği, Kurumun şirketin 2003 yılı 6 aydan 2006 yılı 9. aya kadar olan pirim ve ek pirim borçları nedeniyle 2006/11705- 11706-11707- 11709 sayılı dosyalar üzerinden icra takibine başladığı, Kurumun 9.10.2008 tarihli yazısında davacı hakkında yapılan takiplerde şirket ortağı ve mesul müdürü olduğu dönemlerdeki borçların tamamından, şirket ortağı olmadan önceki döneme ait borçlar yönünden ise %50 oranında sorumlu olduğu kabul edilerek buna göre yapılan takip sonucu maaşından 2004,52 TL tahsil edildiğinin 4.380,00 TL borcunun kaldığını bildirdiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 80. ve 6183 sayılı Yasanın 35. maddeleridir. 506 sayılı Yasanın 80/5.maddesine göre “Kurumun, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç diğer maddeleri uygulanacağı 506 sayılı Yasanın 80. maddesinde ise “tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkililerinin kuruma karşı işverenleri ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu” olacakları bildirilmiştir. 6183 sayılı Yasa’nın 35 . meddesinde limited şirket ortaklarının şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve takibe tabi tutulacakları belirtilmiştir. Bu maddeye 4/6/2008 tarih 5766 sayılı Yasa’nın 3 maddesi ile eklenen ikinci ve üçüncü fıkralarda ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı ve amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların da amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmü uyarınca müteselsilen sorumlu olacakları düzenlenmiştir.
Somut olayda davacının hisse devralmadan önceki pirim borcundan sorumlu olup olmayacağı değerlendirilirken , 5766 sayılı Yasa ile yapılan değişikliğin davacının limited şirket ortağı olmadığı 27.1.2004 tarihi öncesine ait borcun çıkarıldığı dönemde yürürlükte olmadığı bu nedenle anılan yasal değişikliğin davacı hakkına geriye doğru uygulanmayacağı açıktır. Olayda davacının şirketin ortağı ve mesul müdürü olduğu 27.1.2004-14.7.2004 tarihleri arasındaki borçlarından sorumlu olduğu konusunda tartışma yoktur.. Kaldı ki davacı da dava dilekçesinde bu döneme ait borçlardan sorumlu olduğunu kabul etmektedir . Hisse devri sözleşmesindeki tarafların şirketin kuruluşundan beri doğan SSK borçları dahil tüm borçlarından hisseyi devreden ve devralanın müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin hüküm sadece bu sözleşmenin taraflarını bağlar. Bu sözleşemeye dayanılarak davacının ortak ve müdür olmadığı döneme ait pirim borcu nedeniyle Kurum’un davacı hakkında icra takibi yapmasına olanak bulunmamaktadır Bu durumda mahkemece davacının mesul müdür olarak görev yaptığı 27.1.2004-14.7.2004 tarihleri arasında borçların tümünden üst düzey yönetici olarak sorumlu olduğu kabul edilerek bu döneme ait borçların tespiti ile varsa yapılan ödemelerden sonra davacının başkaca borcunun kalıp kalmadığını Kuruma sormak, gerektiğinde konunun uzmanı hesap bilirkişisinden rapor almak suretiyle sonuca gitmek gerekirken yazılı gerekçelerle istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 4.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.