Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/11500 E. 2010/9040 K. 27.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11500
KARAR NO : 2010/9040
KARAR TARİHİ : 27.09.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 11.8.1991-25.8.1993 ve 1.3.1995-1.1.2002 tarihleri arasında geçen ve Kurum’a eksik bildirilen çalışmalarının tesbitiyle, işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı, davalı işyerinde 11.08.1991-25.08.1993 ve 01.03.1995-01.01.2002 tarihleri arasında geçen ve Kuruma eksik bildirilen çalışmalarının tesbiti ile işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iistemin kısmen kabulü ile davacının davalı şirkete ait iş yerinde 08.03.1995-31.12.2001 tarihleri arasında çalıştığının tespiti ile bir kısım işçilik alacağının davalı işverenden tahsiline karar verilmiştir.
Gerçekten, bu tür hizmet tesbitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın 86.(506 Sayılı Yasanın 79) maddesi olan bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmanın konusu, niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli ve dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde çalışan işyerinde kayıtlı bordro tanıkları yada komşu ve yakın işyerlerinde çalışan kayıtlı tanıklar olması sağlanarak çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-532, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579, 2004/21-479-578 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda davacının, davalı Şirket adına tescilli iş yerinden 01.11.2001-30.11.2001 ve 09.04.2002-2007/3.dönem arasında kesintisiz çalışmalarının Kuruma bildirildiği, tespit istenilen dönemler ile ilgili bildirim bulunmadığı, mahkemece davacının tespit istediği dönem müzekkerede belirtilmediğinden davalı Kurumca yalnızca 1.11.2001-31.3.2007 tarihleri arasındaki dönem bordrolarının gönderildiği, bu nedenle dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemde çalışması kuruma bildirilmiş bordro tanıkları olup olmadığının belirlenemediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, davacının çalıştığını iddia ettiği iş yerinden geçen ve Kuruma bildirilmeyen, mahkemece tespite karar verilen süreler yönünden uyuşmazlık konusu dönemde Kuruma verilmiş dönem bordroları varsa kurumdan istenip dönem bordrolarında çalışmaları görülen tanıkların beyanlarına başvurmak, dönem bordrolarının bulunmaması yada bordro tanıklarının adreslerinin tespit edilemediği ya da beyanları ile yetinilmediği takdirde Kurumdan bilgi alınarak veya Emniyet yoluyla yaptırılacak araştırma sonucu iş yerine komşu veya yakın işyerlerinden belirlenen kayıtlara geçmiş çalışanların ve işyeri sahiplerinin beyanlarına başvurmak, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı işverenin işçilik alacaklarına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalılardan … Tur A.Ş. ye iadesine, 27.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.