YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11759
KARAR NO : 2010/10820
KARAR TARİHİ : 02.11.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 16.1.2007 tarihinden itibaren çalıştığı günlerin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 16.1.2007-8.8.2007 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde muhabir ve redaktör olarak 5953 sayılı Basın İş koluna tabi 6 ay 22 gün süre çalıştığının ve sigorta primlerinin basın işkolundan yatırılması gerektiğinin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yapılan incelemede davacının Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu olduğu, davalı ile yaptığı 7.8.2007 tarihli sözleşme ile gazeteci olarak davalı şirkette çalışmaya başladığı, “Sarı Basın Kartı Beyannamesi”nde gazeteciliğe başlama tarihinin 7.8.2007 olarak gösterildiği, istifa dilekçesinde davalı işrkette 6.8.2007 tarihinde işe başladığını beyan ettiği, “İbraname” başlıklı belgede davalıya ait işyerine girmeden önce 7.8.2007 tarihine kadar çalıştığı işyerlerindeki tüm işçilik alacaklarını aldığını beyan ettiği, davalı işverene ait işyerinden 8.8.2007-17.3.2008 tarihleri arasında 221 günlük çalışmasının bildirildiği, davacı bordro tanıkları davacının muhabir redaktör olarak çalıştığını, davalı tanıkları ise davacının gazete servisinde sayfa sekreteri olarak çalıştığını, muhabir olarak görev yapmadığını beyan ettikleri görülmektedir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın Ek 5. maddesi olup anılan maddenin 1/a bendinde 212 sayılı Kanunla değiştirilen 5953 sayılıBasın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetleri Düzenleyen Kanun kapsamına tabi olarak çalışan sigortalıların 5953 sayılı Kanunu değiştiren 212 sayılı Kanunun birinci maddesi kapsamına giren işyerlerinde her tam yıl için 90 günlük sürenin sigortalılık süresi olarak ekleneceği bildirilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespit davasının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olur. Ne varki bu tür kanıtlar salt bu nedene dayanarak istemin reddine neden olmaz; aksi durumun ispatı olanaklıdır. Somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordro tanıkları ve komşu işyerinin kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiğini göz önünde tutarak gerektiğinde; doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplaması gerekmektedir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Yapılacak iş; soruşturmayı olabildiğince genişletmek suretiyle ihtilaf konusu dönemde işverence Kuruma verilen dönem bordrosunda isimleri bulunan kişilerin tanık olarak beyanlarına başvurmak, davacı muhabir olarak çalıştığını ileri sürdüğüne göre muhabirlik görevi sırasında yaptığı haberlerle ilgili olarak yazılı belgeler var ise ibrazını istemek, davalıya ait işyerinde gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şerkilde 506 sayılı Yasanın 2., 6., 9.ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtlandıktan sonra dosyadaki yazılı belgeleri de değerlendirmek suretiyle çıkacak sonuca göre karar vermektir.
Mahkemece yukarıda açıklanan bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden ilgilisine iadesine, 2.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.