YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11783
KARAR NO : 2010/10804
KARAR TARİHİ : 02.11.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 01.12.2001-31.12.2003 tarihleri arası çalıştığının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının iş aktinin davalı işverence geçerli bir neden olmaksızın feshedildiği iddiasına dayalı 4857 sayılı Yasanın 20. maddesi gereğince feshin geçersizliğine, işe iadesine, anılan yasanın 21. Maddesi gereğince işe başlatılmaması halinde 4 aylık ücret tutarında tazminat ile boşta kaldığı 4 aylık süre yönünden ücret ve diğer haklarının ödenmesi, işe iade talebinin mahkemece reddedilmesi halinde ise yıllık izin ve ihbar tazminatı alacağının davalı işverenden tahsiline ayrıca davacının 01.12.2001-31.12.2003 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde hizmet akdi ile çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının davalı Belediyede statü hukukuna tabi olarak çalıştığı davaya bakmaya adli değil, idari yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine ilişkin olarak verilen karar Dairemizce davaya bakmaya adli yargı yerinin (İş Mahkemesi) görevli olduğu, davacının davalı işverene ait işyerinde hizmet akdi ile çalıştığının kayıtlarla belli olduğundan işin esasına girilerek bu konuda karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş. Mahkemece uyulan bozma kararı sonucunda işçilik alacaklarına ilişkin dava tefrik edilerek işe iade istemi ile ilgili dava kabul edilerek davacının işe iadesine ve 4 aylık boşta geçen süre için ücret alacağı ve işe başlatılmaması halinde 4 aylık ücret tutarında tazminata karar verildiği, verilen kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiği, mahkemece davacının dava dilekçesinde işe iade koşulları oluşmadığı takdirde hizmetinin tespitini istediği, artık hizmet tespiti isteminin konusu kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olduğu, davacının dava dilekçesinde işe iade ve tazminat talebinin mahkemece kabul edilmemesi halinde yıllık izin ve ihbar tazminatının tahsilini istemek suretiyle terditli dava açtığı, hizmet tespiti isteminin terdite konu olmayıp ayrıca dava konusu yapıldığı ve uyulan bozma ilamında da “davacının hizmet akdi ile çalıştığı işyeri kayıtları içeriği ve tüm dosya kapsamı ile anlaşıldığından davanın esasına girilerek talep hakkında esas yönünden karar verilmesi ” gereği vurgulandığı halde mahkemece bozma kararı gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmıştır.
Yapılacak iş; işin esasına girilerek davacının hizmet tespiti talebi ile ilgili bir karar vermektir.
Mahkemece yukarıda açıklanan bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin ve bozma kararı gereği yerine getirilmeksizin hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 02.11. 2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.