Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/11803 E. 2010/11042 K. 08.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11803
KARAR NO : 2010/11042
KARAR TARİHİ : 08.11.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir
Mahkemece davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat istemlerinin ise kabulüne karar verilmiştir
Davacılar murisi Bilal Bulaç 5.12.2005 günü Galata Köprüsü Sumpit Pompa Odasında biriken çamurların temizliği işinde çalışırken odaya biriken gaza maruz kalarak öldüğü iş kazası olayında sigortalının olayda kusurunun bulunmadığı, kusurun davalı işveren ve bu işverenin çalıştırdığı kişilere ait olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacılardan eş … yararına 70.000,00 TL, … … , … ve …(…) yararına 6.000,00’er TL, manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken eş için 80.000,00 TL, … için 10.000,00er TL ’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1- Davacı eş ve annenin maddi zararları SGK tarafından bağlanan gelirlerin tüm peşin sermaye değeri ile karşılandığından maddi tazminat istemlerinin reddine ,
2- Davacı … ve …’ın maddi tazminat isteme koşulları bulunmadığından maddi tazminat istemlerinin reddine,
Maddi tazminat istemlerinin reddi nedeniyle hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 575,00 avukatlık ücretinin davacı … ve …’tan ayrı ayrı alınarak davalıya verilmesine
3- Davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davacı eş … için 70.000,00 TL, anne … için 30.000,00 TL , … … , … ve Deniz Bulaç(Öğün) için ayrı ayrı 6.000,00’er TL manevi tazminatın 5.12.2005 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine , fazla istemlerinin reddine,
4-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davacılar için hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları üzerinden hesaplanan eş için 7.000,00 TL , anne için 3.400,00 TL ve … için ayrı ayrı 720,00’erTL avukatlık ücretlerinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, red olunan manevi tazminat miktarı üzerinden aynı Tarife uyarınca hesaplanan eşten 1.200,00 TL, kardeşlerden ayrı ayrı 575,00 ‘er TL avukatlık ücretlerinin de davacılardan alınarak davalıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan toplam 529,50-TL yargılama giderinden ret ve kabul oranına göre takdiren 390,50-TL sının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kalanın davacılar üzerine bırakılmasına
6-Alınması gereken 6.372,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2160,00-TL nispi harcın mahsubuyla bakiye 4.212,00-TL nisbi harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına; davacılar tarafından peşin yatırılan 2160,00-TL nisbi harç ile 13,10- TL başvuru harcı olmak üzere toplam 2.173,10 TL harc giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 8.11.2010 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.