Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/11918 E. 2010/8611 K. 20.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11918
KARAR NO : 2010/8611
KARAR TARİHİ : 20.09.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 4 ay geç emekli olması nedeniyle alamadığı aylıkların yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının Kurum tarafından 4 ay geç emekli edildiği gerekçesi ile 4 ay fazla ödediği prim ve 4 ay geç emekli olması nedeni ile alamadığı aylıkların tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kısmen kabulü ile davacının ilk talep tarihinden itibaren aylık bağlanması istemin reddine 30.01.2006 tarihinde 4 aylık prim borcu karşılığı yatırdığı 1.160,00 TL den 19 günlük prim borcu dışındaki 976,33 TL nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 06.01.1986 tarihli bildirgeye göre vergi kaydı nedeniyle 20.04.1982 tarihi itibariyle tescil edildiği, diş doktoru olarak 01.08.1978-30.08.1994 ile 01.03.1999 tarihinde başlayıp devam eden vergi kaydı, 23.06.1976 tarihinde başlayıp devam eden oda kaydı bulunduğu esnaf sicil kaydının bulunmadığı, prim borçlarını ödeyerek 30.09.2005 tarihinde Kuruma yaşlılık aylığı bağlanması için istemde bulunduğu, davacının 01.01.1977-30.12.1977 tarihleri arasında 1 yıl 3 ay Emekli Sandığı kapsamındaki çalışmaları ile 30.09.1976-30.01.1977 tarihleri arasında geçen ve Kuruma borçlandığı 5 aylık askerlik süresinden çakışan 30 günlük süre iptal edilerek, 8981 günlük sigortalılığı kabul edilip, 9000 gün prim ödeme koşulu gerçekleşmediği gerekçesi ile aylık isteminin ret edilerek 30.09.2005 tarihinde davacıya bildirildiği, davacı tarafından 31.12.2005 tarihine kadar olap prim borcu ve gecikme zammı toplamı olan 1.160,00 TL nin 30.01.2006 tarihinde Kuruma ödenerek 30.01.2006 tarihinde tekrar tahsis talebinde bulunulduğu ve 01.02.2006 tarihinden geçerli olmak üzere davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır.
Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa, Bağ-Kur’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece Yasa’nın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa ise, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir. Anılan madde, 24.08.2000 tarihli ve 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değiştirilmişse de, daha sonra söz konusu Kanun Hükmünde Kararname, Anayasa Mahkemesi’nin 26.10.2000 tarihli ve E: 2000/61, K: 2000/34 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve iptal kararı 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 24.07.2003 tarih ve 4956 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikte ise, bağımsız çalışanların Bağ-Kur sigortalısı sayılabilmeleri için, gelir vergisi mükellefi olmaları ile gelir vergisinden muaf olanlardan esnaf ve sanatkar sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşuna usulüne uygun olarak kayıtlı olmaları koşulu öngörülmüştür.
Somut olayda davacının 9000 gün prim ödeme koşulunu yerine getirmediği gerekçesi ile tekrar tahsis talebinde bulunduğu 30.01.2006 tarihine kadar olan sürede devam eden vergi kaydı ve Oda kaydı nedeni ile 1479 sayılı Yasa kapsamında Bağ-Kur sigortalılık koşullarını taşıdığından, bu döneme ait prim borçlarından da sorumlu olacağından davalı Kurum işlemi yerinde olup davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.09.2010 gününde oy birliği ile karar verildi.