YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1194
KARAR NO : 2009/10930
KARAR TARİHİ : 13.07.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,borçlanmasını geçersiz sayan Kurum işleminin iptaline 1.6.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere ve özellikle davacının vergi kaydının bulunduğu 20.04.1982-04.10.2000 tarihleri arasındaki dönem yönünden kurumca borçlanmanın geçerli kabul edilmiş olması nedeniyle bu konuda mahkemece ile verilen kararın yerinde olmasına göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava; davacının 01.06.2007 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasaya göre yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının en son prim ödediği tarihi takip eden 01.11.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmiş ise de varılan bu sonuç doğru değildir.
Davacının, 23.07.2002 tarihli giriş bildirgesine göre 04.10.2000 tarihinden geçerli olmak üzere 1479 sayılı Yasa kapsamında Esnaf … sigortalı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı, 20.04.1982-04,10.2000 tarihleri arasındaki vergi kaydının bulunduğu 6644 günlük süreye ait primleri 1479 sayılı Yasa’nın geçici 18. maddesine göre 30.10.2002 tarihinden itibaren kuruma ödediği, 20.05.2007 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, 05.10.2007 tarihli Kurum yazısı ile 1479 sayılı Yasa’nın 35. maddesine göre kısmi yaşlılık aylığı ve tam yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli koşulları taşımadığı için aylık isteminin ret edildiği dosyadaki kayıt ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Davacının vergi kaydının bulunduğu 20.04.1982-04.10.2000 tarihleri arasındaki 6644 günlük süreye ait primleri ödeyerek 1479 sayılı Yasanın geçici 18 maddesine göre yapılan borçlanmanın geçerli olduğu konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davacının yaşlılık aylığı şartlarının borçlanmanın yaptığı tarih olan 30.10.2002 tarihinde yürürlükte olan 1479 sayılı yasanın 35 maddesi uyarınca mı yoksa 25.08.1999 tarih ve 4447 sayılı yasanın 37 maddesi ile 1479 sayılı yasaya eklenen geçici 10 maddesi hükümlerine göre mi belirleneceği noktasında toplanmaktadır.
1479 sayılı Kanuna 4447 sayılı Kanunla eklenen Geçici 10. maddesi hükmünde; … sigortalılarının tam yaşlılık aylığı ve kısmî yaşlılık aylığına hak kazanmalarına ilişkin istisna ve geçiş dönemi koşulları düzenlenmiş olup, bu yönde; 4447 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümlere göre, anılan Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşı (01.10.1999) itibarîyle aylık bağlanmasına hak kazananlarla, aylık bağlanmasına hak kazanmalarına iki tam yıl veya daha az süre kalan sigortalıların önceki hükümlere göre tam veya kısmî yaşlılık aylığı hakları saklı tutulmuştur. Yine tam yaşlılık aylığına ilişkin geçiş dönemi özel koşulları 4447 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olup da 01.10.1999 tarihi itibariyle bayan sigortalı ise 20, erkek sigortalı ise 25 tam yıl prim ödeme süresinin dolmasına, 2 ila 10 tam yıl arasında, kalan sürenin fazlalığına bağlı olarak artan şekilde yaş koşulu da getirilmek suretiyle dokuz kademeli olarak düzenlenmiştir. Tam yaşlılık aylığına ilişkin geçiş dönemi hükümlerinin Anayasa Mahkemesince iptal edilerek, bu iptal kararının 23.05.2002 tarihinde yürürlüğe girmesi üzerine, yeni yasal düzenlemede 01.06.2002 yürürlük tarihli 4759 sayılı Kanunla yapılmıştır.
Somut olayda davacı, 1479 sayılı Yasa’nın geçici 18. maddesi kapsamında vergi kaydının bulunduğu 20.04.1982-04.10.2000 tarihleri arasındaki 6644 günlük süreye ait primleri kuruma 30.10.2002 tarihinde ödemiştir. 4759 sayılı Yasa’nın 7. maddesi ile 1479 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 10/II maddesinin yürürlüğe girdiği 01.06.2002 tarihinde 1479 sayılı Yasa’nın geçici 18 maddesi kapsamında yapılmış bir borçlanma da bulunmamaktadır. Bu durumda davacının yaşlılık aylığı bağlanma koşullarının borçlanmanın yapıldığı 30.10.2002 tarihinde yürürlükte bulunan 1479 sayılı Yasa’nın 35.maddesine göre değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.03.2005 gün ve 2005/10-138-221, 15.03.2006 gün ve 2006/21-36-80 sayılı kararları)
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,13.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.