YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11955
KARAR NO : 2010/9058
KARAR TARİHİ : 27.09.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 13.3.2003-31.1.2008 tarihleri arasında çakışan SSK sigortalılığı dışında 1479 sayılı yasa kapsamında … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Kararı temyiz eden Dörtyol Belediye Başkanlığı davada taraf olmadığından ve kararı temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan reddine,
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
3-Dava, davacının 13.03.2003-31.01.2008 tarihleri arasındaki 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığı ile çakışan 48 günlük 506 sayılı Yasaya tabi sigortalı çalışmaları dışında 1479 sayılı Yasa kapsamında … sigortalı olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı Kurumca davacının 04.01.1983 tarihli bildirgeye göre vergi kaydı nedeniyle 20.09.1982 tarihi itibariyle tescil edildiği, Emekli Sandığı kapsamında çalışması nedeni ile 30.07.1984 tarihinde terkin edildiği, 01.08.1985 tarihinden itibaren tekrar başlatıldığı, 506 sayılı Yasa kapsamında çalışmaya başlaması nedeni ile 13.03.2003 tarihinden itibaren sona erdirildiği, 1992 yılı prim affı ve 5458 sayılı Yapılandırma Yasasından yararlanarak prim borcunu ödediği, 20.09.1982-20.10.2000 tarihleri arasında vergi kaydı, 11.01.1985-28.12.2007 tarihleri arasında esnaf sicil kaydı ve 07-6.08.1984 tarihiinden itibaren oda kaydının bulunduğu, anlaşılmaktadır.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasanın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa, …’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece Yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa ise, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir. Anılan madde, 24.08.2000 tarihli ve 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değiştirilmişse de, daha sonra söz konusu Kanun Hükmünde Kararname, Anayasa Mahkemesi’nin 26.10.2000 tarihli ve E: 2000/61, K: 2000/34 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve iptal kararı 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 24.07.2003 tarih ve 4956 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikte ise, bağımsız çalışanların … sigortalısı sayılabilmeleri için, gelir vergisi mükellefi olmaları ile gelir vergisinden muaf olanlardan esnaf ve sanatkar sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşuna usulüne uygun olarak kayıtlı olmaları koşulu öngörülmüştür.
Sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılığa yer verilmemiş olması nedeniyle “çakışan sigortalılık” olarak adlandırılan, bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olması hali, zorunlu sigortalılıkların çakışması halinde yasalarda yer alan düzenlemelerle önceden başlayan sigortalılığa geçerlilik tanınarak, isteğe bağlı sigortalılık ile zorunlu sigortalılığın çakışması halinde ise zorunlu sigortalılığa değer verilerek “çakışan sigortalılık” sorunu çözüme kavuşturulmalıdır.
Somut olayda davacının 20.09.1983-20.10.2000 tarihleri arasında oto yedek parça satışı faaliyetinden dolayı vergi kaydı ile 06.08.1984 tarihinden itibaren oda kaydı, 11.01.1985-28.12.2007 tarihleri arasında esnaf sicil kaydı bulunmaktadır. Bu durumda, davacının vergi kaydının bulunmadığı uyuşmazlık konusu dönemde oda kaydı ile birlikte esnaf sicil kaydı bulunduğu ve prim borçlarını 1992 prim affından yararlanarak ödediği gibi, 5458 Yasa ile düzenlenen yapılandırma hükümlerinden yararlanarak 31.05.2006-31.12.2007 tarihleri arasında prim ödemesi yaptığı, davalı Kurum tarafından 7.1.2008 tarihinde geriye doğru yapılan bir işlemle vergi kaydının bulunmadığı 21.10.2000-13.04.2003 tarihleri arasında davacının … sigortalılığının kabul edildiği, 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığı sona erdiren nedenler arasında sayılmadığı halde 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı olarak geçen 14.03.2003-30.04.2003 tarihleri arasındaki 48 günlük çalışma nedeni ile 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın 12.03.2003 tarihinde sona erdirildiği anlaşılmıştır.
Davacının 14.03.2003 tarihindeki SSK sigortalılığından önce 01.08.1985 tarihinde başlayan ve oda kaydı ve esnaf sicil kaydı nedeni ile devam eden … sigortalılığı nedeniyle bu iki kaydın varlığı davacının esnaflık faaliyetine devam ettiğine karine sayıldığı ve bu karinenin aksi ispatlanamadığı halde davalı Kurumca bu dönemle çakışan 506 sayılı Yasaya tabi sigortalılığı gerekçe gösterilerek 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığın 13.4.2003 tarihinde sona erdirilmesi işlemi hatalı olduğu halde, mahkemece önceden başlayıp devam eden 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığa geçerlilik tanınarak 506 sayılı Yasaya tabi sigortalılığının iptali ile davacının 13.3.2003- 31.1.2008 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğunun kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş;davacının önceden başlayan ve devam eden 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığına geçerlilik tanıyarak bu dönemle çakışan 506 sayılı Yasaya tabi sigortalılığını iptal etmekten ibarettir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 27.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.