Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/12069 E. 2009/13347 K. 22.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12069
KARAR NO : 2009/13347
KARAR TARİHİ : 22.10.2009

Davacı,(Alacaklı) … ile vekili Avukat ….. ile davalılar,(3.Kişi)1-… vekili Avukat ….. 2-… aralarındaki istihkak davası hakkında Antalya 4. İcra Mahkemesinden verilen 6.12.2007 gün ve 117/772 sayılı kararın onanmasına ilişkin Dairemizin 22.01.2009 gün ve 4606/493 sayılı ilamına karşı davacı(Alacaklı) vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Uyuşmazlık, alacaklının İcra ve İflas Kanunu’nun 99. maddesine dayalı olarak açtığı üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerli bulunan 15.12.2006 tarihli haciz tutanağı içeriğine göre, haciz mahallinde üzerinde haciz yapılan otelin adı ve adresinin yazılı olduğu borçluya ait kartvizit, borçlunun Türkiye İş Bankası Çeşme-Ilıca Şubesi’nde bulunan 34930070429 nolu hesabına 20-21-22 Aralık konaklama bedeli ön ödemesi yatırıldığına ilişkin banka dekontu, İstanbul İsviçre kulübü Derneği’nden borçlu adına (haciz adresine) gönderilen form ve haciz yapılan otele bağlanan Dıgıturk tarafından borçlu adına düzenlenmiş fatura bulunmuştur. Aynı takip dosyasında 04.04.2006 tarihinde aynı adrese haciz için gidildiğinde otelin inşaat halinde olduğu ve borçlunun da inşaatın başında olduğu görülmüştür. Yine aynı takip dosyasında 04.04.2006 tarihinde evde (Liman Mevkii No:5 Süzer Otel yakını Alaçatı-İzmir adresinde) yapılan haciz sırasında otel inşaatına ilişkin borçlu adına düzenlenen tahsilat makbuzları, sevk irsaliyeleri, faturalar ile 10.03.2006 tarihli borçlu ile dava dışı … Mutlu tarafından imzalanan otel inşaatının balkon korkuluklarının yapımına ilişkin sözleşmeler bulunmuştur. Ayrıca, dosyaya ibraz edilen internet kayıtları ile gazete haberlerinden de haciz yapılan otelin fiilen borçlu tarafından işletildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, İcra ve İflas Kanunu’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Karinenin aksinin üçüncü kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatı gerekir. İcra müdürünün hatalı işlemi sonucu dava açma yükümlülüğünün alacaklıya bırakılması ispat külfetinin yer değiştirmesine neden olmaz.
Borç, Zürich Bülach Mahkemesi’nin 12.02.1995 tarihli boşanma kararında yer alan nafaka alacağından kaynaklanmaktadır. Davalı üçüncü kişi, borçlunun babası olup, delil olarak vergi levhası, borçlunun haciz yapılan otel işyerinde çalıştığına ilişkin sigortalı hizmet cetveli, esnaf ve sanatkarlar sicil tasdiknamesi, esnaf ve sanatkarlar odası kaydı, açık alkollü içki satış belgesi vb. belgeler ibraz etmiştir. Takip tarihinden sonra (hatta aynı takip dosyasındaki 04.04.2006 tarihli ilk haciz tarihinden sonra) düzenlenen bu belgeler alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlemler niteliğindedir. Öte yandan, dinlenen davalı tanıklarının anlatımları yeterli ve hükme dayanak yapılacak nitelikte de değildir. Ayrıca, istihkak davasına karşı İcra ve İflas Kanunu’nun 277. maddesine göre tasarrufun iptali davası açılmasına gerek olmadan muvazaa (danışıklılık) iddiası ileri sürülebilir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22.10.1969 gün ve E:679 / K:774 sayılı kararı).
Tüm bu maddi ve hukuki olgular karşısında davacı alacaklının davasının kabulü gerekirken, aksi düşüncelerle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, Dairemizce kararın bozulması gerekirken, maddi yanılgı sonucu bu yön gözardı edilerek davacı alacaklının temyiz itirazları ret edilerek karar onanmıştır.
O halde, davacı alacaklının bu yönleri amaçlayan karar düzeltme istemi kabul edilerek Dairemizin 22.01.2009 tarihli onama kararı kaldırılmalı, davacı alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkemenin 06.12.2007 tarihli davanın reddine ilişkin kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin 22.01.2009 günlü 2008/4606 Esas, 2009/493 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkemenin 06.12.2007 tarihli ve 2007/117 Esas, 2007/772 Karar sayılı davanın reddine ilişkin kararının BOZULMASINA, karar düzeltme harcı ile temyiz harcının istek halinde davacıya (Alacaklı) iadesine 22.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.