YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12186
KARAR NO : 2010/9085
KARAR TARİHİ : 27.09.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, ölüm aylığından haksız ve yersiz yapılan tüm kesintilerin iadesine, aylığın yeniden bağlanmasına, aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacıya annesinden dolayı 1479 sayılı Yasa kapsamında bağlanan ölüm aylığının davacıya 506 sayılı Yasa’dan yaşlılık aylığı bağlanması nedeniyle kesilmesine dair Kurum işleminin iptali ile kesilme tarihinden itibaren ölüm aylığının yeniden bağlanması ve aylığından yapılan kesintilerinde yasal faizleriyle tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne, Kurum işleminin iptali ile davacının ölüm aylığının kesildiği tarihten bağlanmasına ve kesilen aylıklarında yasal faizleri ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacıya ölen annesinden dolayı 21.11.2000 tarihinde yaptığı başvuru üzerine ölüm aylığı bağlandığı, davacının 506 sayılı Yasa’ya tabi 1.6.1976-1.5.2000 tarihleri arasında 2673 gün zorunlu ve 1.4.2002,18.1.2006 tarihleri arasında 1050 gün isteğe bağlı sigortalılıkları toplamı üzerinden 18.1.2006 tarihli tahsis talebine göre 1.2.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığı, bunun üzerine Kurumun davacının annesinden dolayı 1479 sayılı Yasa kapsamında almakta olduğu ölüm aylığını 27.11.2006 tarihinde iptal edilerek, 1.2.2006 tarihinden itibaren ödenen aylıklar ile gecikme zammı dahil 3.246,78 TL borç çıkarıdğı, davacının 17.1.2007 tarihli dilekçesi ile maaşından her ay 250,00 TL olarak kesilmesine onay vermesiyle bu yönde işlem yapıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık Bağ Kur’dan ölüm aylığı almakta olan davacıya daha sonra 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmalarından dolayı yaşlılık aylığı bağlanması durumunda, ölüm aylığının devam edip etmeyeceği noktasında toplanmaktadır
Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasa’nın 45. maddesinin 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa’nın 23. maddesi ile değişik (c) bendinde, on sekiz yaşını, orta öğrenim yapması halinde yirmi yaşını, yüksek öğrenim yapması halinde yirmi beş yaşını doldurmayan ve (18 yaşını doldurmayanlar hariç) bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan veya yaşları ne olursa olsun çalışamayacak durumda malul olan çocuklarla, yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan ve bu Kanun ile diğer sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışmayan, bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık almayan kız çocuklarının her birine % 25’i, aylık veya toptan ödeme şeklinde verileceği açıkça belirtilmiştir.
Somut olayda 506 sayılı Yasa kapsamında davacıya bağlanan yaşlılık aylığına esas hizmetlerin 1.6.1976-1.5.2000 tarihleri arasındaki 2673 günlük kısmı davacının fiili çalışmalarına dayalı olup zorunlu sigortalılık sürelerindendir. 506 sayılı Yasa kapsamında davacının kendi fiili çalışmalarına dayalı hizmetleri aylığa esas alındığı ve isteğe bağlı sigortalılık süresi az olduğu halde mahkemece davacının bir kısım sigortalılık sürelerinin isteğe bağlı olduğu gerekçesi ile istemin kabulüne karar verilemesi isabetsiz olmuştur
Mahkemece yapılacak iş; davacıya 1479 sayılı Yasa’nın 45 maddesine göre sosyal güvenlik kanunları kapsamında çalışan ve bu kanunlar kapsamındaki çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alanlara Bağ Kur’dan ölüm aylığı bağlanamayacağı açıkça düzenlendiğinden davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.