YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12247
KARAR NO : 2009/12081
KARAR TARİHİ : 05.10.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, görevsizliğine karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacıların yakınları …’ın iş kazası sonucu öldüğü iddiasına dayalı maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir
Mahkemece olayın iş kazası olmadığı bu nedenle genel mahkemelerin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalılardan …’in Karaman ili Bucakkışla Orman işletmesinden 03.05.2000 tarihli sözleşme ile satın aldığı ağaçların, Orman idaresinin işçisi olan …’ın kullandığı ve Karaman Orman İşletme Müdürlüğü adına kayıtlı… plakalı traktör ile orman sahasından çekilmesi sırasında traktöre bağlanan halatın çıkması sunucu boşalan tomruğun davacıların murisi …’a çarparak ölümüne sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır.
Davalılardan …, … ve … ile Karaman Orman İşletme Müdürlüğü’nün dikili ağaçların tahsis edilerek satışı konusunda ayrı ayrı şartname imzaladıklarını, davacıların, murisleri …’ın davalılardan … işçisi olduğunu, davalıların ise aynı köyden olmaları nedeni ile hep beraber Orman idaresinden satın aldıkları ağaçları imece usulü yardımlaşarak taşıdıkları sırada kazanın meydana geldiğini …’ın ücret karşılığı çalışan işçi olmadığını ileri sürdükleri anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı, 5521 sayılı Yasanın 1.maddesidir. Anılan maddede; işçiyle işveren veya işveren vekili arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının İş Mahkemelerinde çözümleneceği hükmü öngörülmüştür.
Maddede belirtildiği üzere, İş Mahkemesinin görevli olması için şu iki unsurun birlikte gerçekleşmesi koşuldur. a)Uyuşmazlığın tarafları işçi ve işveren (ya da işveren vekili) olmalıdır. b)Uyuşmazlık iş sözleşmesinden veya İş Kanunundan kaynaklanmalıdır.
Davacıların murisi …’ın davalılardan …’in Karaman ili Bucakkışla Orman işletmesinden satın aldığı ağaçların Karaman Orman İşletme Müdürlüğü adına kayıtlı ve … plakalı traktör ile taşınması sırasında hayatını kaybettiği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık … ile … arasında hizmet sözleşmesi bulunup bulunmadığı …’ın ölümü ile sonuçlanan kazanın iş kazası olup olmadığı, diğer bir deyişle uyuşmazlığın iş sözleşmesinden veya İş Kanunundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece; Sosyal Sigortalar Kurumunca olayın iş kazası olarak kabul edilip edilmediğine ilişkin bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Yasa’nın 13. maddesinde İş kazasının 4 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 nci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık İş Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği bildirilmiştir.
Somut olayda iş kazası olduğu iddia olunan olayın Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediği anlaşılmaktadır. Kurumca hak sahiplerine gelir bağlanabilmesi için öncelikle zararlandırıcı olayın iş kazası niteliğince olup olmadığının tespiti ön sorundur. İş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanının doğrudan ilgilendirmekte olup tazminat davasında kurum taraf olmadığından iş kazasının tespitine ilişkin dava ile tazminat davasının birarada görülüp sonuçlandırılması mümkün değildir. H.G.K.’nun 7.2.2007 tarihli, 2007/21-69 Esas, 2007/55 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.
Yapılacak iş; öncelikle davacılara iş kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbarda bulunmak, olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “iş kazasının tespiti” davası açması için önel vermek, tespit davasını bu dava için bekletici sorun yaparak çıkacak sonuca göre görevli olup olmadığı konusunda karar vermek, olayın Kurumca iş kazası olduğunun kabul edilmesi halinde ise davacılara Kuruma müracaat ederek giderek iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanması için önel vermek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermektedir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın noksan araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacıların öteki itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 05.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.