Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/12337 E. 2010/9837 K. 12.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12337
KARAR NO : 2010/9837
KARAR TARİHİ : 12.10.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerlerinde Eylül 2001-Mart 2003 tarihleri arasında geçen ve Kurum’a bildirilmeyen çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalı işverenlere ait işyerlerinde Eylül 2001 ile Mart 2003 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme davacının hizmetinin işverene bağımlı olarak gerçekleşmediği,hizmet akdine dayalı çalışılmadığı, dokuma işi karşılığı kendisine bedel ödendiği gerekçesi ile isteğin reddine karar vermiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
İstem döneminde yürürlükte bulunan davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Yasa’nın 3. maddesinin son bendinde, el halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kollarının uygulanacağı; ancak bunların istek halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85. madde hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olabilecekleri belirtilmiştir.Bu düzenleme 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Yasanın 57. maddesi ile yürürlükten kaldırılmiştır.
Somut olayda, davalı işyerlerinin el halıcılığı dokuma atölyesi niteliğinde işyeri olduğu sabittir.Dosya içindeki bilgi ve belgelerle davacının davalı işverene ait halı dokuma atölyesinde işverene bağımlı olarak ve hizmet akdi ile çalıştığı, halı dokuma işini burada eğitim veren halı dokuma öğretmenlerinden öğrendiği, öğle yemeklerini işyerinde yediği, benzer nitelikte işi yapan başka sigortalıların işyerinde çalıştığı ve bu şahısların tüm sigorta kollarına tabi sigorta primlerinin işverence ödendiği , davacıya halı dokumak üzere evinde tezgah tahsis olunmadığı, işin işverenin denetim ve gözetiminde hizmet akdi ilişkisi oluşturacak şekilde gerçekleştiği açıktır.Öte yandan işveren tarafından 29.01.2001 tarihli işe giriş bildirgesi de verildiğine göre çalışmanın hizmet akdi kapsamında geçtiğinin kabulü gerekir.
Yapılacak iş; davacının davalı işverenler nezdinde geçen çalışma sürelerini belirleyerek sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 12.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.