YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12441
KARAR NO : 2010/9406
KARAR TARİHİ : 04.10.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı ürün alıcısı … tarafından düzenlenip Kuruma verilen çiftçi primleri Tevkitaf bildirimi belgesinde Nisan 1994 tarihinde Halil oğlu 1950 Bayındır doğumlu … adına yapılan prim kesintisinin Süleymanoğlu 5.3.1946 doğumlu …’ya ait olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava davalı ürün alıcısı … tarafından düzenlenip davalı Kuruma verilen “Çiftçi primleri Tevkifat Bildirimi” belgesinde Nisan 1994 tarihinde” Halil oğlu 1950 Bayındır doğumlu …” adına yapılan prim kesintisinin, “Süleymanoğlu, 5.3.1946 doğumlu …’ya ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı … bu belgedeki ismi düzelttirerek … kaydını bu prim kesinti belgesine göre geriye aldırmak istemektedir.Ürün teslimi belgesinde bu kadar yanlışlığın bir arada oluşu olası değildir..
Bu tür davalarda gösterilmesi gereken özen gereğince sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için “…” adına düzenlenmiş ancak prim kesintisi yapılmayan ürün satışına ilişkin makbuzlarda alıcı olarak adı geçen…ve yanında çalışanlar tanık olarak çağrılıp, kesilen makbuz ile davacı, tanığa gösterilip makbuzun davacıya ait olup olmadığı, davacıya ait olduğu söylenirse hüviyet bilgilerinin bu kadar farklı ne sebeple yazıldığı, ayrıca söz konusu makbuz teslim tarihindeki köy muhtarı veya köy muhtarlarının çağrılıp makbuzda adı geçen kişinin davacı olup olmadığı davacı ise makbuz tarihlerinde domates üretip üretmediği, hangi tarla yada serada domates üretimi yaptığı, bu tarlanın kendisine ait olup olmadığı etraflıca sorulup çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemece açıklanan bu yönler üzerinde durulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.