YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12462
KARAR NO : 2010/9308
KARAR TARİHİ : 04.10.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, yurt dışından kesin dönüş yaptığının tesbitiyle, aylığının yeniden bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava nitelikçe, 3201 sayılı Yasa gereğince yapılan borçlanma uyarınca bağlanan yaşlılık aylığının iptalinden sonra yurt dışından kesin dönüş yaptığının tespiti ile aylığının yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
3201 sayılı Yasa’nın 6. maddesi uyarınca borçlanılan süreler de değerlendirilerek aylık bağlanabilmesi için yurda kesin dönüş yapılmış olması gerekmektedir. Zira, borçlanmanın geçerliliği için yurda kesin dönüşü şart kılan 3201 sayılı Yasa’nın 3. maddesi 4958 sayılı Yasa’nın 56. maddesi ile değiştirilip söz konusu şart madde kapsamından çıkarılmışsa da, anılan yasanın tahsis koşullarını düzenleyen 6. maddesinde benzer nitelikte bir değişiklik yapılmadığından kesin dönüş şartı gerçekleşinceye kadar sigortalıya yaşlılık aylığı tahsisi mümkün değildir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 30.01.1973-04.08.1995 tarihleri arasında yurt dışında (Almanya’da) geçen hizmetlerini 3201 sayılı Yasa gereğince borçlanarak, borçlanma bedelini ödediği ve 10.03.1998 tarihli talebi dikkate alınarak, 7858 gün yurtdışı borçlanması, üzerinden 01.04.1998 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, daha sonra Alman Sigorta Mercii’nden alınan hizmet cetvelinden davacının, 30.01.1973-08.07.1994 tarihleri arasında çalıştığı, 14.07.1994-31.12.1998 tarihleri arasında işsizlik ve hastalık yardımlarından yararlandığı anlaşıldığından bahisle Kurum tarafından davacının yaşlılık aylığının bağlanış tarihi itibariyle iptal edildiği ve ödenen aylıkların davacıdan geri alındığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının kesin dönüş yapmış sayılmasına ve dava tarihini takip eden aybaşı olan 1.5.2008 tarihinden itibaren aylık bağlanmasına karar verilmiş ise de mahkemece davacının yurt dışı ilişkisinin bitip bitmediği ve aylığının iptalinden sonra borçlanma karşılığı yatan paranın da davacıya iade edilip edilmediği hususlarının yöntemince araştırılmadığı görülmektedir.
Yapılacak iş; davacının Türkiye’de ikamet ettiği adresi davacıdan sormak hangi tarihten beri bu adreste oturduğunu zabıta ve muhtarlık aracılığı ile araştırma yaptırılarak belirlemek, dava tarihi olan 11.4.2008 tarihinden sonra yurda çıkış-giriş yaptığı tarihleri Emniyet Müdürlüğü’nden sorulup davacının pasaport fotokopileri temin edilip SGK’dan 31.12.1998 tarihinden günümüze kadarki süreyi kapsayan TR4 formu getirtilerek tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının yurda kesin dönüş yapıp yapmadığı saptamak , kesin dönüş yapmış ise borçlanma bedelinin de davacıya iade edilip edilmediğini Kurumdan sorup iade edilmiş ise geçerli bir borçlanma bulunmadığından davanın reddine karar vermek, iade edilmemiş ise davacının ilk hükmü temyiz etmediği de dikkate alınarak kesin dönüş tarihi daha önce de olsa dava tarihi dikkate alınarak takip eden aybaşından aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.