Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/12511 E. 2010/9860 K. 14.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12511
KARAR NO : 2010/9860
KARAR TARİHİ : 14.10.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 1.11.1995 tarihinden itibaren SSK sigortalısı olduğu süreler haricinde Tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava ,davacının 01.11.1995 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olduğu hizmetleri dışında 2926 sayılı Yasa uyarınca tarım … sigortalısı olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 1.3.1997-31.12.1997 ve 11.4.1998-1.7.2008 tarihleri arasında Tarım … sigortalısı olduğunun kabulüne karar verilmiştir.
Kimlerin tarım … sigortalısı sayılacakları 2926 sayılı Yasa’nın 2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, “kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan Sosyal Güvenlik Kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın 3. maddesinin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyetlerde bulunanların bu kanuna göre sigortalı sayılacakları” kabul edilmiştir. Öte yandan, 2926 sayılı Yasa’nın 6/b maddesi hükmüne göre, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren sigortalılıkları sona erer.
Dosya içeriğinden davacının 01.11.1995 tarihinde 2926 sayılı Yasa gereğince tarım … sigortalısı olarak tescil edildiği,1.9.1996-10.4.1998 tarihleri arasında 580 gün 2000 yılında 60 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmalarının bulunduğu,davalı Kurum tarafından davacının 01.11.1995 tarihinden 506 sayılı Yasa’ya tabi işe girdiği 31.8.1996 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğu kabul edilerek, 1.9.1996 tarihi itibariyle tarım … sigortalılığının iptal edilerek prim ödemesine istinaden 1.7.2008 tarihi itibariyle sigortalılığının yeniden başlatıldığı, davacının sattığı ürün bedelinden 13.7.1994,25.4.1996 tarihlerinde prim kesintisinin yapıldığı, 18.2.1979 tarihinde başlayan Ziraat Odası kaydının halen devam ettiği görülmektedir.
Tarım … sigortalılığının devamı sırasında diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmaların bulunması halinde bunların özellikle kısa süreli çalışmalar olması ve bu çalışmaların varlığı halinde de tarımsal faaliyetin devam ettiğinin kayıt, belge ve delillerle desteklenmesi durumunda tarımsal faaliyeti devam ettirme iradesinin kaybolmadığı kabul edilir. Uzun süreli çalışmaların devreye girmesi durumunda artık iradenin, bu çalışmanın tabi olduğu sigorta kolunda oluşacağı açık olduğundan, uzun süreli çalışma sonrasında tarım sigortalılığının devam etmeyeceği ancak kuruma yeniden müracaatın bulunması veya tarım … sigortalılığına devam etme iradesini ortaya koyacak şekilde düzenli prim ödemelerinin ya da sattığı ürünlerden prim tevkifatlarının yapılmış olması durumunda devam edebileceği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.02.2007 gün ve E:2007/21-73 ve K:2007/71 sayılı kararı).
Davacının 1,9.1996-28.2.1997 ve 1.3.1997-10.4.1998 tarihleri arasında aralıksız 580 günlük 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışması kısa süreli çalışma niteliğinde olmayıp, 506 sayılı Yasa’ya tabi uzun süreli çalışmalarının başladığı 31.8.1996 tarihi itibariyle 2926 sayılı Yasa’ya tabi Tarım … sigortalılığının sona erdiğinin kabulü gerekir. Davacının 506 sayılı Yasa’ya tabi uzun süreli çalışmalarının sona erdiği 11.4.1998 tarihinden sonra tarım … sigortalılığının yeniden başlatılması için tekrar Kuruma müracaatı bulunmadığı gibi, prim kesintisinin de bulunmadığı ,tarım … sigortalılığına ilişkin olarak yeniden 27.6.2008 tarihinde prim ödemesi bulunduğu ve … tarafından bu prim ödemesine istinaden sigortalılığın 1.7.2008 tarihi itibariyle yeniden başlatıldığı görülmüştür.Bu durumda davacının Kurumca kabul edilen süreler dışında sigortalılığını gerektirecek prim kesintisi ve iradi prim ödemesi bulunmadığından davanın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.