YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12613
KARAR NO : 2009/13641
KARAR TARİHİ : 26.10.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 1.4.1985-30.5.2006 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı dışında tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlerle davalı kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir
2-Dava davacının , 01.04.1985-30.5.2006 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalılığı dışında kalan dönemlerde tarım … sigortalısı olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacının 1.1.1992-19.4.2001 ve 1.11.2001-30.5.2006 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının Kurumca 1.4.1985 tarihinde resen tarım … sigortalısı olarak kayıt ve tescil edildiği, 1479 sayılı Yasa’ya tabi çalışması nedeniyle 8.7.1987 tarihi itibariyle sigortalılığının durdurulduğu, pirim ödemesinin bulunmadığı, davacının varsa sattığı ürün bedellerinden prim kesintisi yapılıp yapılmadığının mahkemece araştırılmadığı, 16.3.1976 tarihinden beri ziraat odasına kayıtlı olduğu, Tarım Kredi Kooperatifi kaydının bulunmadığı, tarım arazisine sahip olduğu, uyuşmazlık döneminde 9.7.1987-31.12.1991 tarihleri arasında 4yıl 5 ay 22 gün uzun süreli ve 20.4.2001-31.10.2001 tarihleri arasında 6 ay 11 gün kısa süreli 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğu anlaşılmaktadır.
Gerçekten Tarım … sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 1479 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasanın 36 ve 10.maddesindeki şartlarında gerçekleşmesi halinde 1479 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım … sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 1479 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve 1479 sayılı Yasa’ya tabi çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda davacının 8.7.1987-31.12.1991 tarihleri arasındaki 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı çalışmaları kısa süreli olmayıp uzun süreli çalışma niteliğindedir. Bu çalışmanın bittiği 31.12.1991 tarihinden sonra davacının tarım Bağ Kur sigortalılığının yeniden başlatılabilmesi varsa sattığı ürünlerden pirim kesintisinin yapılıp yapılmadığı araştırılması gerekirken mahkemece eksik araştırma ile yazılı şekilde istemin kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur
Yapılacak iş; uyuşmazlık döneminde davacıya varsa ürün sattığı kişi, kurum ve kuruluşları açıklattırmak, buralardan ürün bedellerinden prim kesintisi yapılıp yapılmadığını sormak, yapılmış ise belgeleri getirtilerek, pirim kesintisini takip eden aybaşından itibaren kısa süreli 1479 sayılı Yasa’ya tabi çalışmalar dışında kalan dönemlerde istemin kabulüne, pirim kesintisi bulunmadığının saptanması durumunda ise 1479 sayılı Yasa’ya tabi uzun süreli çalışmanın sona erdiği 31.12.1991 tarihinden sonra davacının yeniden kayıt ve tescil yolunda iradesi bulunmadığından istemin reddine karar vermek gerekir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.