YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12643
KARAR NO : 2009/12761
KARAR TARİHİ : 13.10.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 1.5.1995-31.5.2006 tarihleri arası tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozma üzerine ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, kararın bozmaya uygun bulunmasına, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının 31.5.2001 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasaya tabi tarım … sigortalısı olmadığının ve 1.6.2001 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti ile 14.4.2005 tarihinden itibaren de 506 sayılı Yasadan yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 27.7.1971-29.2.1972 ve 4.6.1972-17.9.1972 tarihleri arasında 213 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı çalışmasının olduğu, 12.11.2005 tarihinde SSK ya 1 yıl 8 ay askerlik borçlanmasında bulunduğu, 1.6.2001-30.9.2003 ve 1.3.2004-14.4.2005 tarihleri arasında 506 sayılı Yasanın 85. maddesine göre isteğe bağlı sigortalı olarak prim ödediği, SSK’ca davacının 2002 yılı Temmuz ayı için isteğe bağlı sigorta prim ödemesinde bulunmadığından 2003 yılı Ekim ayı itibariyle isteğe bağlı sigortalılığının iptal edildiği ve 1.3.2004 tarihinde yeniden tescil edilerek 1080 günü olmadığından isteğe bağlı sigortalılığının giriş tarihi olan 1.3.2004 tarihi itibariyle iptal edilip 1.998,00 YTL primin iade edileceğinin bildirildiği böylelikle SSK’ca kabul edilen zorunlu ve isteğe bağlı sigortalı toplam süresinin 1023 gün olup bunun 7 ay 3 günü zorunlu, 2 yıl 2 ay 28 günü de isteğe bağlı sigortalılık süreleri olduğu, 1.11.1986 tarihinde 2926 sayılı Yasaya tabi tarım … sigortalısı olarak tescil edildiği, 9.5.2001 tarihinde T-İB formunun kayda alındığı ve sigortalılığının 30.4.2001 tarihinde terkin edilip 14 yıl 5 ay 29 gün tarım … sigortalılık süresinin bulunduğu, 12.11.2005 tarihinde askerlik borçlanmasını SSK’na yaparak ödediği, 28.9.1999-30.4.2001 tarihleri arasında Ziraat odası kaydı ile 16.1.1991-23.5.2005 tarihleri arasında Tarım Kredi kooperatifi kaydının ve 30.4.1982-31.5.2001 tarihleri arasında … Ekicileri kooperatifi kaydının devam ettiği, tapulu zirai arazisinin bulunduğu, 14.4.2005 tarihinde SSK’na yapmış olduğu tahsis talebinin … tarafından hizmetinin bildirilmediği gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmaktadır.
Gerçekten önceki bozma ilamında açıkça; “mahkemece davacının 31.5.2001 tarihine kadar 2926 sayılı Yasaya tabi tarım … sigortalısı olduğunun tespitine dair verilen karar doğru olup, davalı …’ca davacının 1.3.2004 tarihinde yeniden isteğe bağlı sigortalı olarak tescil edilip sonradan 1080 gün sigortalılık süresi olmadığından isteğe bağlı sigortalılığının 1.3.2004 giriş tarihi itibariyle iptal edilmesine ilişkin işlemi yerinde olduğu halde, davacının 1.3.2004-14.4.2005 tarihleri arasındaki isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesi ayrıca davacı 1.11.1986 tarihinden 31.5.2001 tarihine kadar 2926 sayılı Yasa’ya tabi tarım … sigortalısı olmasına göre, isteğe bağlı sigortalılık süresinin yaşlılık aylığı hesabında primi ödenmiş hizmet süresinde nazara alınacağı ancak, bu sigortalılık fiili hizmete dayalı olmadığından, 2829 sayılı Yasa’nın 8. maddesine göre aylık bağlayacak sosyal güvenlik yasasının tespitinde 7 yıllık fiili hizmet süresi içinde değerlendirilemeyeceği ve giderekte davacının son 7 yıl fiili hizmet süresi içerisinde fiili hizmet süresi fazla olan çalışması 2926 sayılı Yasa’ya tabi çalışma olduğundan mahkemece davacıya 2926 sayılı Yasa’ya göre şartlarını araştırıp, aylığa hak ettiği taktirde yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde 506 sayılı Yasa’dan aylık bağlanmasına karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; 2926 sayılı Yasaya 4956 sayılı Yasa ile eklenen ek 3. madde ile “1479 sayılı Kanunun birinci kısmında yer alan 20 nci madde, ikinci kısım ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci bölümde yer alan maddelerin tamamı, altıncı bölümde yer alan 56 ncı madde dahil 74 üncü maddeye kadar olan maddelerin tamamı ile 76, 78 ve 79 uncu maddeleri, yedinci bölümde yer alan 80 inci maddesi, ek 9, ek 12, ek 13, ek 14, ek 15, ek 16, ek 17, ek 18, ek 19 uncu maddeleri, geçici 10 ve 11 inci maddeleri, 2926 sayılı Kanuna tâbi sigortalılar hakkında da uygulanır” hükmü getirilmiş olmakla kısmi aylığa ilişkin 1479 sayılı Yasanın Geçici 10. maddesine göre ise 15 yıl prim ödeme süresi ile 55 yaşını doldurmuş erkek sigortalıların borcunun bulunmaması ve yazılı olarak başvurması halinde kısmi yaşlılık aylığına hak kazanacakları bildirildiğinden, davacının 1.6.2001-30.9.2003 tarihleri arasında 506 sayılı Yasanın 85. maddesine göre 2 yıl 3 ay isteğe bağlı sigortalı , 7 ay 3 gün zorunlu sigortalı, 14 yıl 6 ay 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığı ile 1 yıl 8 ay askerlik borçlanma süresi ile birlikte toplam 18 yıl 4 ay 3 gün primi ödenmiş sigortalılık süresi bulunmakla davacının 1479 sayılı Yasanın Geçici 10. maddesine göre kısmi yaşlılık aylığı şartlarına haiz olup olmadığını araştırıp, çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir” denilmek suretiyle davacının 2926 sayılı Yasa’ya göre kısmi yaşlılık aylığı şartlarına haiz olup olmadığının mahkemece belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde, bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan Mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.
Mahkemece SSK’dan aylık istemi bulunduğu gerekçesiyle aylık isteminin reddi hatalıdır.
Yapılacak iş önceki bozma kararında açıkça belirtildiği üzere 1479 sayılı Yasanın Geçici 10. maddesine göre davacının kısmi yaşlılık aylığı şartlarına haiz olup olmadığını araştırıp, çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 13.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.