YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1267
KARAR NO : 2010/1348
KARAR TARİHİ : 15.02.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,sigortalılık başlangıç tarihinin 8.6.1972 olduğunun,1.7.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına,aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.07.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Davacının sigorta başlangıç tarihinin Almanya’da çalışmaya başladığı 8.6.1972 tarihi olduğunun tespitine ilişkin olarak verilen hüküm yerindedir.
Gerçekten, davacının Sigortalılık başlangıç tarihinin 08.06.1972 olduğu ve tahsis talep tarihi olan 23.06.2008 tarihi itibari ile 3201 sayılı Yasa kapsamında Almanya’da geçen 08.06.1972-26.08.1983 tarihleri arasındaki çalışmalarından 4038 günü kuruma borçlanarak 25 yıldan fazla sigortalılık süresi ve 4038 gün prim ödemesi bulunduğu konusunda uyuşmazlık yoktur.Uyuşmazlık davacının yaşlılık aylığı şartlarının yurt dışı borçlanmasını yaptığı tarih olan 31.01.2008 tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Yasa’nın 60/A-b maddesi uyarınca mı yoksa 25.08.1999 tarih ve 4447 sayılı Yasa’nın 17 maddesi ile 506 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 81.madde hükümlerine göre mi belirleneceği noktasında toplanmaktadır.
506 sayılı Yasa’nın geçici 81/A maddesi; Bu kanun yürürlüğe girdiği tarihten önceki yürürlükte bulunan hükümlere göre yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olanlar ile sigortalılık süresi 18 yıl ve daha fazla olan kadınlar ve sigortalılık süresi 23 yıl ve daha fazla olan erkekler hakkında, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümler uygulanacağını kabul etmiştir. Yurt dışı hizmet borçlanmasının yapıldığı 09.06.2008 tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı yasanın 60/A-b maddesi ise sigortalının yaşlılık aylığından yararlanabilmesi için kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olması, 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 4500 gün prim ödemesi gerektiğini kabul etmiştir.
Somut olayda 1945 doğumlu olan davacının 3201 sayılı Yasa kapsamında Almanya’da geçen hizmetlerinden 4038 günü kuruma borçlanarak borçlanma bedelini 09.06.2008 tarihinde ödediği ve Türkiye’de geçmiş başkaca sigortalılık hizmetinin bulunmadığı ortadadır. Davacının 4447 sayılı Yasa’nın 17. maddesi ile 506 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 81 maddesinin yürürlüğe girdiği 08.09.1999 tarihinde Türkiye’de Sosyal Sigortalar Kapsamında sigortalı olarak çalışması bulunmadığı gibi bu tarih de 3201 sayılı Yasa kapsamında yapılmış bir borçlanması da bulunmamaktadır. Bu durumda davacının yaşlılık aylığı bağlanma koşullarının 3201 sayılı Yasa kapsamında Kuruma borçlanmanın yapıldığı 09.06.2008 tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa’nın 60/A-b maddesine göre değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.03.2005 gün ve 2005/10-138 E,2005/221 K,15.03.2006 gün ve 2006/21-36E,2006/80 K. Ve 08.07.2009 gün ve 2009/21-309 E,2009/322 K, sayılı ilamları da aynı yöne ilişkindir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.