Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/12700 E. 2010/11461 K. 23.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12700
KARAR NO : 2010/11461
KARAR TARİHİ : 23.11.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, … sigortalılığının 2004 yılında sona erdiğinin ve prim borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 1479 sayılı Yasaya tabi zorunlu … sigortalılığı sona erdiği halde davalı Kurumun davacıyı 2004 yılına kadar … sigortalısı sayarak çıkartılan prim borcundan sorumlu olmadığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 22.8.1989 tarihli Limited Şirket ortaklığından kaynaklanan 1479 sayılı Kanuna tabi zorunlu … sigortalılığının Satser Limited Şirketinin 30.10.1989 tarihinde tasfiyeye girmesi, şirketin artık ticari faaliyetinin olmadığı, vergi kaydının 28.8.1989-24.11.1993 tarihleri arasında olduğu gerekçesi ile davacının 20.4.1989-24.11.1993 tarihleri arasında … sigortalısı olup davalı Kuruma prim borcu olmadığının tesbitine karar verilmiştir.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasanın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasanın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Yapılan incelemede davacının 8.4.1988-30.5.1989 ile 15.2.1992-5.8.1992 ve 25.3.1998-31.12.2002 tarihleri arasında şahsi vergi mükellefi olduğu Saver Elektronik Cihazları İthalat Pazarlama ve Servis Limited Şirketinin 22.8.1989 tarihi itibariyle kurucu ortağı olduğu 11.5.1993 tarihinde hisselerini devrettiği, ayrıca Satser Elektronik Cihazlar Pazarlama ve Servisi Limited Şirketinin 20.4.1989 tarihi itibariyle kurucu ortağı olduğu, bu şirketin ise 15.11.1989 tarihinde tasfiyeye girdiği, tasfiye halinin devam ettiği davacının şirket ortaklığından 28.8.1989-26.11.1993 ve 20.4.1989-31.12.1998 tarihleri arasında vergi kaydının bulunduğu davalı Kurumca davacının 506 sayılı Yasaya tabi olduğu sigortalı olduğu süreler gözetilip dışlanarak 8.4.1988-14.7.1994, 26.7.1994-31.7.1994 , 21.2.1996-23.3.2004 tarihleri arasında … sigortalısı olduğu kabul edilerek 31.8.2008 tarihi itibariyle 25.791,49 TL prim borcu çıkartıldığı, 20.4.1989- 22.11.2005, 22.8.1989- 24.11.1993 ve 6.7.1998-26.2.2008 tarihleri arasında meslek odası kaydının 19.2.1992- 2.9.2003, 20.4.1989 tarihinden devam eden sicil kaydının bulunduğu 1990,1991,1992 yıllarında (30.1.1992), 31.9.2003, 23.6.2006 (7,8,9,10,11,12 aylar dahil) 29.1.2007 ve 14.3.2007 tarihlerinde prim ödediği, 1992 affı ile 9458 sayılı Yapılandırma Yasasından faydalandığı, 506 sayılı Kanuna göre 16.12.1986-31.3.1988 tarihleri arasına 466 gün, 5.5.1989-30.9.1989 tarihleri arasında 145 , 1.11.1989,31.12.1989 tarihleri arasında 60 gün, 15.7.1994-25.7.1994 tarihleri arasında 10 gün, 1.8.1994-20.2.1996 tarihleri arasında 558 gün, 24.3.2004-3.9.2007 tarihleri arasında 1240 gün, 4.9.2007-30.10.2007 tarihleri arasında 57 gün 506 sayılı Kanuna göre zorunlu SSK’ya tabi sigortalılığı olduğu görülmektedir.
Bu kayıtlar karşısında davacının davalı Kurumca sigortalı olarak kabul edildiği 8.4.1988- 14.7.1994, 26.7.1994- 31.7.1994 ve 21.2.1996- 23.3.2004 tarihleri arasında sigortalılık şartlarını taşıdığı Kurum işleminin doğru olduğu anlaşılmaktadır.
Ne var ki; 30.04.2008 tarihinde bu yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın geçici 17. maddesinde; “Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı Kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez.Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.” Anılan Tebliğ 14.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Yapılacak iş; davalı Kuruma müzekkere yazılarak davacının ödediği pirimlerin hangi tarihler arasındaki sigortalılık süresini karşıladığını sormak, pirimi ödenmemiş 5 yılı aşan süreye ilişkin pirim borcunun bulunduğunun anlaşılması halinde davacının talebide gözetilerek ödenen pirimlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle sigortalılığı durdurmak, pirim borcuna ilişkin süreleri sigortalılık süresi olarak değerlendirmemek ve bu süreye ilişkin Kurum alacağının takip edilmeyeceğine karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.