YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12728
KARAR NO : 2010/9603
KARAR TARİHİ : 08.10.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 01.11.1995-04.03.2005 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, davalıya ait konfeksiyon işyerinde 01.11.1995-04.03.2005 tarihleri arasında geçen ve SGK’na bildirilmeyen çalışmalarının tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle davacının 01.06.2003-04.03.2005 tarihleri arasında SGK’na eksik bildirilen çalışmalarının tespiti ile fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tesbit davasının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olur. Ne varki bu tür kanıtlar salt bu nedene dayanarak istemin reddine neden olmaz; aksi durumun ispatı olanaklıdır. Somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordro tanıkları ve komşu işyerinin kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiğini göz önünde tutarak gerektiğinde; doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplaması gerekmektedir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda; davacının davalı işyerinde 01.11.1995-02.03.2001 ve 08.02.2004-04.03.2005 tarihleri arasındaki çalışmaları kısmi olarak bildirilmiştir. Davacının ihtilaflı dönemde başka bir işyerinden bildirilmiş çalışmasının olmadığı, davacının imzasını içeren ücret bordrolarının bulunmadığı; davacı ve davalı tanıkları, işyerinin ekonomik kriz dönemi olan 2001 ve 2002 yıllarında sadece aile üyelerini çalıştırdığına dair beyanlarına rağmen, celbedilen 2001 yılının 1.döneme ait bordrosunda aile dışından işçilerin de çalıştırılıp SGK’na bildirildikleri, 2001/2,3. ve 2002/1,2,3. dönem bordrolarındaki bildirimlerden de anlaşıldığı üzere bu dönemlerde de işyerinin faaliyette olduğu, ancak sadece soyadı “Talan” olan aile üyelerinin bildirildiği görülmektedir. Yapılan işin daimilik arzettiği, dinlenen bazı davacı tanıklarının davacının ihtilaflı dönemin tümünde aralıksız çalıştığını beyan ettikleri ve çalışmanın kesintisizliği nedeniyle (dava tarihi olan 16.03.2005 tarihi itibariyle) hak düşürücü sürenin geçmediği de dikkate alındığında davacının davalıya ait işyerinde 01.11.1995-02.03.2001 ve 01.01.2003-03.04.2005 tarihleri arasında aralıksız çalıştığı, bu dönemlerde eksik bildirilen çalışmaların tespiti gerektiği açıktır.
Yapılacak iş; davacının 01.11.1995-02.03.2001 ve 01.01.2003-03.04.2005 tarihleri arasında aralıksız çalıştığı kabul edilerek bu dönemlerde eksik bildirilen çalışmaların tespitine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden ilgiliye yükletilmesine, 08.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.