YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12798
KARAR NO : 2009/14775
KARAR TARİHİ : 12.11.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAvacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan …Bisküvi Gıda San.A.Ş.ile … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Davalıların manevi tazminata ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yönünden;
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda değişiklik yapan 5219 sayılı Yasa’nın 2. maddesi uyarınca 01.01.2008 tarihinden sonra, anılan yasanın 427.maddesindeki kesinlik sınırı, 1.250,00 TL.’ye çıkarılmış olup, inceleme konusu karar bu tarihten sonra verilmiş ve kesinlik sınırının altında bulunmuş olmakla, söz konusu maddelere göre hüküm kesin nitelik taşıdığından 01.06.1990 tarih ve E: 1989/3, K: 1990/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı da göz önünde tutularak,davalıların manevi tazminata ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının, kararın kesinlik sınırları içinde kalması nedeniyle Dairemizce reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalıların maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezliğe uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda bozma ilamına uyularak istemin kabulü ile,davacının dava dilekçesi ile talep ettiği 600,00TL maddi tazminatı yargılama sırasında tahsil ettiği anlaşıldığından maddi tazminat talebi ile ilgili davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,maddi tazminat konusundaki haklarının saklı tutulmasına,manevi tazminat talebinin kabulü ile,200,00TL manevi tazminatın 13.02.2001 dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar Şimşik Bisküvi ve Gıda San. AŞ,Füme Makine Nak.Hiz.Ltd.Şti. ve …’ndan müteselsilen tahsiline,diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Zararlandırıcı olaya maruz kalan işçi, olay günü işyerinde, paketleme makinesinde usta yardımcısı olarak çalışırken iş kazası sonucu %10,2 oranında meslekte kazanma gücünü yitirmiştir.
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve işgüvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77.maddesinin açık buyruğudur.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; mahkemece bozma ilamından önce aldırılan 08.03.2003 tarihli üçlü bilirkişiler İTÜ öğretim üyelerinin raporuna göre,İşveren Demir Mak.Ltd.Şti.%50,davalı paketleme bölümü sorumlusu … kusursuz,davalı … %25,kazalı ise %25 oranında kusurlu bulunmuş,bozma ilamından sonra aldırılan 13.03.2006 tarihli üçlü bilirkişilerin kusur raporuna göre ise davalı … %35,davalı … %5,davalı … %15,kazalı ise %15 oranında kusurlu,davalı Demir Mak.Ltd.Şti.ise kaza tarihinde işyerinde faaliyeti olmadığı için kusursuz bulunmuştur.Mahkemece ikinci kusur raporu dosya içeriğine uygun bulunmadığı ve yeterli görülmediği için yeniden üçlü bilirkişi heyetinden rapor alınmış,03.05.2007 tarihli bu üçlü bilirkişi raporunda ise,davalı … ve Füme Mak.Ltd.Şti.ortaklaşa %90 ,… %10 oranında kusurlu,kazalı ise kusursuz bulunmuş, davacının kaza tarihinde Füme Mak.Ltd.Şti.’nde çalıştığı tesbit edilmiştir.Hal böyle olunca,ilk iki kusur raporunda kusurlu bulunan kazalı işçi mahkemece hükme esas alınan son kusur raporunda kusursuz kabul edilmiş, kusur raporları arasında çelişki olduğu halde telafi edici kusur raporu alınmaması isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilere konuyu yeniden İş Kanununun 77.maddesinin öngördüğü biçimde inceletmek, yeni bilirkişi heyetinden kusur raporu almak,hüküm tarihine en yakın tarihteki veriler esas alınarak davacının maddi zararını yeniden hesaplamak, hesaplanan bu miktardan hüküm tarihine en yakın tarihte yürürlükte olan katsayı ile davacıya bağlanan geliri peşin sermaye değeri Kurum’dan sorularak indirilmek suretiyle çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasa’ya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların öteki itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 12.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.