YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12830
KARAR NO : 2010/9330
KARAR TARİHİ : 04.10.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 23.1.2004-15.5.2008 tarihleri arasında geçen sigortalı çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 23.01.2004-15.05.2008 tarihleri arasında davalı işverene ait…Plakalı takside geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir..
Mahkemece istemin kabulü ile davacının 23.01.2004-30.01.2008 tarihleri arasında 1449 gün çalıştığının bu sürenin 72 gününün Kuruma bildirildiği 1377 günlük çalışmanın Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar vermiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının davalı işverene ait iş yerinde 11.08.2007 tarihinde çalışmaya başladığını gösterir bildirgenin Kuruma verildiği, 12.08.2007-30.01.2008 tarihleri arasında 2007 yılı 8 ayında 20 gün, 9 ayında 12 gün, 10 ayında 10 gün, 11 ayında 10 gün, 12 ayında 10 gün, ve 2008 yılı 1 ayında 10 gün olmak üzere toplam 72 gün kısmi çalışmasının Kuruma bildirildği, imzalı ücret bordroları ve giriş bildirgesindeki imzaların davacının el ürünü olduğunun tespit edildiği, ayrıca davacının çalıştığını iddia ettiği …plakalı ticari taksinin 10.12.2001 tarihinde davalı … adına tescil edildiği …plakalı taksi işletmeciliği nedeni ile davalı işverenen vergi kaydının bulunduğu,…plakalı araç ile ilgili 2005 yılı öncesine ait trafik ceza makbuzlarının bulunamadığının bildirildiği, … adına tescilli iş yerinin 01.01.2006 tarihinde Yasa kapsamına alındığı halen faaliyetine devam ettiği 01.01.2006 tarihinden önceki döneme ait iş yerinden Kuruma verilmiş dönem bordrosunun bulunmadığı, anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10.maddesinde bu tür hizmet tesbiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda mahkemece davacının tespit kararı verilen 23.01.2004-01.01.2006 tarihleri arasındaki dönem yönünden iş yerinden kuruma verilmiş dönem bordroları bulunmadığından komşu iş yeri araştırılması yapılarak komşu iş yeri tanıklarının dinlenmemiş olması ayrıca davacının imzası bulunan ücret bordrolarındaki süreler yönünden de tespit kararı verilmesi doğru değildir.
Yapılacak iş; İş yerinden 23.01.2004-01.01.2006 tarihleri arasındaki dönemde Kuruma verilmiş dönem bordrosu bulunmadığından ilgili SGK İl Müdürlüğünden gerekirse zabıta marifetiyle tespit edilecek, işyerine komşu olan diğer işyerlerinde çalıştığı belirlenen kayıtlı komşu işyeri sahibi ve çalışanlarının beyanlarına başvurularak çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/8. maddeleri gereğince değerlendirmek, davacının ücret bordrolarında imzasının bulunduğu 2007 yılı 8,9,10,11,12 ve 2008 yılı 1 ayları ile ilgili istemi ret etmek, ihtilaf konusu 23.01.2004-31.07.2007 tarihleri arasındaki dönem yönünden tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının temyiz edenlerden davalı işverene iadesine, 04.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.