Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/12836 E. 2010/9638 K. 11.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12836
KARAR NO : 2010/9638
KARAR TARİHİ : 11.10.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 1985-1999 yılları arasında kesintisiz 1479 sayılı Yasa’ya tabi … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı 1985-1999 yılları arasında kesintisiz 1479 sayılı Yasa’ya tabi … sigortalısı olduğunun tesbitini istemiştir.
Mahkemece istemin kabulü ile davacının terkin edildiği 31.03.1989 tarihinden 01.09.1999 tarihine kadar dönemde isteğe bağlı sigortalı olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu 31.03.1989-01.09.1999 tarihleri arasında davacının her ne kadar muhtar olarak görev yapmadığı, 1479 sayılı Yasa’nın 24.maddesi koşullarını taşımadığı sabit ise de; bu döneme ilişkin primleri 1997, 1998 ve 1999 yıllarında ödediğinden ve kurumun bu ödemeyi itirazsız kabul ederek uzun süre kullandıktan sonra; bu döneme ilişkin sigortalılığı geçersiz sayması iyi niyetten uzak olacağından Yargıtay HGK. 01.10.1997 gün 1997/10-578 Esas, 1997/758 Karar sayılı Kararında da belirtildiği üzere, davacının Sosyal Güvenlik Hukuku ilkeleri ve Medeni Kanunun 2.maddesinin uygulanmasının zorunlu bir sonucu olarak primleri ödenen dönemde sigortalı kabul edilmesi gerektiğinden mahkemece verilen karar bu yönüyle doğrudur. Ancak davacıdan primler zorunlu sigortalılık kolundan tahsil edildiği ve bu dönemde zorunlu … sigortalısı sayılması gerektiği halde mahkemece davacının bu dönemde isteğe bağlı sigortalı sayılması usul ve yasaya aykırı olup bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın bozma nedeni sayılmalıdır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ.Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1.bendindeki “isteğe bağlı” sözcüklerinin silinerek yerine “zorunlu” sözcüğünün yazılmasına hükmün değiştirilen ve düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, 11.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.