YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12849
KARAR NO : 2009/13362
KARAR TARİHİ : 22.10.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 1997 tarihinden itibaren tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 1997 yılından itibaren 2926 sayılı Yasa’ya tabi tarım … sigortalısı olduğunun tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalı Kurumca kabul edilen süreler dışında davacının Ziraat Odası kaydının başladığı 10.09.2001 tarihi ila 01.07.2008 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında davalı Kurum sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan yasanın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 50 yaşını dolduran kadınlarla, 55 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan, resen tescil başlığını taşıyan 9. maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca resen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36. maddesi kapsamında Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2. madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Sosyal Güvenlik Kurumu’na ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı resen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği resen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir.
Ayrıca, 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … ekicileri istihsal kooperatifleri ile birliği, … Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının teslim ettiği ürün bedelinden tek kesintinin yapıldığı 20.05.1997 tarihini takip eden ay başı olan 01.06.1997 tarihi ila 31.12.1997 ve 01.07.2008 tarihinden itibaren tarım … sigortalısı olarak tescil kaydının bulunduğu, üzerine kayıtlı zirai arazisinin olduğu, 25.10.1994 tarihinden itibaren tarım kredi kooperatifine, 10.09.2001 tarihinden itibaren ziraat odasına kayıtlı olduğu, davacının sattığı ürün bedelinden 20.05.1997 tarihinde prim kesintisinin yapıldığı, bunun dışındaki sürelerde ihtilaflı dönemde ürün bedelinden prim kesintisi yapıldığına ilişkin dosyada belge bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Tarım … sigortalılığının başlaması için tescil veya tescil yerine geçen iradi prim ödemesi ya da prim tevkifatı yapılması gerektiği gibi, devam etmesi için de iradi prim ödemesi ya da prim tevkifatı yapılması, devam eden ziraat odası kaydı, tarım kredi kooperatifi kaydı, doğrudan gelir desteği ödemelerinden yararlanma, zirai kredi kullanımı ve benzeri kayıtların bulunması gerektiği dikkate alınmalıdır. Bu husus, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.02.2007 gün ve E:2007/21-73, K:2007/71, 03.10.2007 gün ve E:2007/10-658, K:2007/71; 28.11.2007 gün ve E:2007/10-907, K:2007/893 ve 25.02.2009 ve E:2009/21-39, K:2009/92 sayılı kararlarında da benimsenmiş bulunmaktadır.
Mahkemece, ilk prim kesintisinin yapıldığı tarihten itibaren devam eden tarım kredi kooperatif kaydının bulunduğu 10.09.2001-01.07.2008 tarihleri arasındaki dönem yönünden verilen tespit kararı yerinde ise de; 01.01.1998-10.09.2001 tarihleri arasında da (devam eden tarım kredi kooperatif kaydı nedeniyle) tarım … sigortalısı olarak kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Yapılacak iş, davacının 25.10.1994 tarihinden itibaren devam eden tarım kredi kooperatif kaydı dikkate alınarak, davanın kabulü ile 01.01.1998-01.07.2008 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olarak kabul edilmesinden ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davacının 01.01.1998-10.09.2001 tarihleri arasındaki döneme ilişkin istemin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.