Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/12908 E. 2010/10841 K. 04.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12908
KARAR NO : 2010/10841
KARAR TARİHİ : 04.11.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 12.10.1989-15.1.2003 tarihleri arası çalıştığının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 12.10.1989-15.01.2003 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tesbiti ile 3.978,00TL kıdem ve 452,00TL ihbar tazminatı alacağının davalı işverenden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 15.10.1989-15.1.2003 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde kesintisiz olarak çalıştığının kabulüyle eksik bildirilen sürelerin tespitine ve bir kısım işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 15.10.1989 tarihinde davalı 46173 işyeri sicil numaralı SS Sanayi Sitesi Yapı Koop.unvanlı işyerinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesinin 23.10.1989 tarihinde Kuruma verildiği,15.10.1989 tarihinden itibaren 15.01.2003 tarihine kadar, 1994/3 ve 1996/2.dönemde bildiriminin olmadığı, 1997/2.dönemde 110,1997/3.dönemde 100,1998/1,2,3.dönemde 100’er,1999/1,2.dönemde 100’er,2002/1,2.dönemde 40’ar,3.dönemde 110 gün bildirimi dışında tam bildirildiği, davalı 46173 işyeri sicil numaralı işyerinin 01.04.1986 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, davacı vekilinin 08.09.2006 tarihli beyan dilekçesinde, davacının 28.02.2002 ve 30.05.2002 tarihli belgeleri baskı altında imzaladığını bu nedenle geçersiz olduğunu,bu belgelere rağmen bu aylarda bildiriminin yapıldığını, ücret ödenirken davacıdan hiç imza alınmadığını,işyerinde asgari ücret üzerinden çalıştığını,tazminat hesabının bunun üzerinden yapılmasını kabul ettiklerini beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388 ve 389.maddeleri uyarınca kararın hangi hususları içermesi gerektiği açıkça belirtilmiştir.Buna göre, madde de sayılan hususlarla birlikte ,hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.Ayrıca,verilen karar ile iki tarafa yüklenilen ve verilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır.
Somut olayda, davacının davalı işyerinde işe giriş bildirgesinin verildiği 15.10.1989 tarihinden itibaren 15.01.2003 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığı sabit ise de, mahkemece hüküm fıkrasında bildirilmeyen günler yazılırken eksik gün sayılarının infazda tereddüt uyandıracak şekilde yazılması ve davacı vekili 11.09.2006 tarihli beyan dilekçesinde, davacının işyerinde asgari ücret üzerinden çalıştığını,tazminat hesabının bunun üzerinden yapılmasını kabul ettiklerini beyan ettiği halde HUMK.nun 74.maddesine aykırı biçimde talep aşılmak suretiyle kıdem ve ihbar tazminatı hesabının asgari ücretin 1,3 katı üzerinden yapılması isabetsiz olmuştur.
Kabule göre de, davacı 12.10.1989 tarihinden itibaren davalı işyerinde çalıştığının tesbitini istediği halde işe giriş bildirgesinin verildiği 15.10.1989 tarihinden itibaren istem kabul edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiğine göre, davalı Kurum yararına avukatlık ücretine hükmolunmaması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı Anamur San. Sitesi Yapı Kooperatifi’ne iadesine, 04.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.