YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12977
KARAR NO : 2010/13617
KARAR TARİHİ : 29.12.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı …’in ve davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, davalı işverenin işçisi olarak çalışırken 13.04.2004 tarihinde işverenin kusurlu davranışı sonucu gerçekleşen iş kazası nedeniyle büyük oranda iş göremez duruma geldiğini ileri sürerek 750,00.- TL maddi, 15.000,00.- TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan dayanışmalı olarak tahsilini istemiş, davalı taraflarca davanın reddi savunulmuştur.
Mahkemece davalılardan … hakındaki davanın reddine, davalılardan … hakkındaki maddi tazminat talebinin ise maddi zarar SGK’nca karşılandığından reddine, 7.000,00.- TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan …’den tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, karar davacı ve davalılardan … vekilince temyiz edilmiştir.
Davacının % 33 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davalılardan …’in kusursuz olduğu; davalılardan …’in % 80 oranında ve davacının da % 20 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. B.K.’nun 47.maddesinde, bedensel bütünlüğün bozulması halinde, Hakimin, olayın özelliklerini göz önünde bulundurarak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük, eş değişle vücut bütünlüğü kavramının fiziksel bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebildiğinden Hakimin, kararında bu özellikleri, objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Öte yandan manevi tazminatın tutarını belirleme görevi, Hakimin taktirine bırakılmış ise de, hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı ve duyulan üzüntüyü hafifletecek nitelikte olması gerekir. Hakimin bu konudaki taktir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, işçinin sürekli iş göremezlik oranı, yaşı ve olay tarihi gibi durumları göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yaratması yanında caydırıcı nitelikte de olması gerektiği söz götürmez.
Bu ilkeler doğrultusunda ve davacı vekilinin dilekçesinde davalıların tam kusuruna dayanmış olması karşısında davacı yararına 14.000,00-YTL manevi tazminat yerine 7.000,00.-YTL manevi tazminata hükmedilmesi, ayrıca davalı …’e yönelik davanın red sebebi farklı olduğu halde red nedeniyle davalı … yararına hükmedilmesi gereken avukatlık ücretinin iki davalıya verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davalı … hakkında açılan davanın reddine,
2-Davalılardan … hakkında açılan maddi tazminat davasının maddi zarar SGK’nca karşılanmış olması nedeniyle reddine,
3-14.000,00-TL manevi tazminatın 13.04.2004 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan …’den alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,
2- Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen;
a- Davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden 1.680,00-TL avukatlık ücretinin davalılardan …’den alınarak davacıya verilmesine,
b- Davalı … yararına reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden 575,00.-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
c-Davalı … yararına 575,00.-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
3- Red edilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan toplam 450,30 TL yargılama giderinden takdiren 414,84.-TL’nin davalı …’den alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına;
4-Alınması gereken 756,00.-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 216,00.-TL’nin indirimi ile kalan 540,00.-TL ilam harcının davalı …’den alınarak Hazineye gelir kaydına
5- Davacı tarafça yatırılan 216,00.- TL. nisbi harç ile 16,40.- TL. başvuru harcı olmak üzere toplam 232,40.-TL. harcın davalı …’den alınarak davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz edenlerden ilgililerine yükletilmesine, 29.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.