Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/13062 E. 2010/9574 K. 07.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13062
KARAR NO : 2010/9574
KARAR TARİHİ : 07.10.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 19.09.1997-17.09.2006 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının davalı apartman işyerinde kapıcı olarak 19.09.1997-17.09.2007 tarihleri arasında geçen ve kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı işveren… Yönetimine ait 1259321.35 no.lu işyerinde,01/04/2001-01/09/2006 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 1951 gün çalıştığı, 388 günlük çalışmasının Kuruma bildirildiği, 1563 günlük çalışmasının bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 03.08.2005 tarihinde davalı … unvanlı iş yerinde işe girdiğine dair imzalı bildirgenin 02.08.2005 tarihinde Kuruma verildiği, 03.08.2005-01.09.2006 tarihleri arasında davalı işyerinde 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı çalışmasının kesintisiz olarak bildirildiği, tesbiti talep edilen dönem ile çakışan başka işyeri çalışmasının bulunmadığı, 2005/8-2006/9. ay arası dönem bordrolarının geldiği,bordrolarda davacının hizmet cetvelinde görülen kadar çalışmasının olduğu,bildirim yapılan sürelere ilişkin işyeri kayıtlarının geldiği,diğer dönemlere ilişkin işyeri kayıtlarının gelmediği, Kurumda 1259321.35 numarada tescilli ve …. adresinde kurulu kapıcılık işyerinin, 3.8.2005 tarihinden itibaren… Yönetim Kurulu Başkanlığı adına 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, 4.4.2008 tarihli Adli Tıp uzmanı bilirkişi raporunda; 2.8.2005 tarihli işe giriş bildirgesindeki sigortalı adına atılmış imzanın, davacı …’ın eli ürünü olduğunun tesbit edildiği,davalı işverence davacıya, 01.07.2003,15.07.2003,31.07.2003,08.06.2004,13.07.2004,31.07.2004,03.08.2004,12.08.2004,31.08.2004, 13.09.2004, 30.09.2004, 12.10.2004, 30.10.2004, 10.11.2004,11.11.2004, 20.12.2004,01.03.2005,20.03.2005,23.03.2005,05.04.2005,05.04.2005,20.04.2005,04.05.2005 tarihlerinde bahçe bakımı ve maaş avansı ve maaş adı altında ödemeler yapıldığı,tarihsiz ve imzasız olan yapılacak işler listesinde bahçe bakımı, havuz bakımı, hergün daire sakinlerinin çöplerinin alınması, 6 bloğun hergün birinin merdiven temizliğinin yapılması,davacının siteyi 16.00’ da , Cumartesi günleri de 13.30’ da terk edeceğinin belirtildiği,dinlenen tanıkların komşu işyeri tanığı olduklarına dair belgelerinin getirtilmediği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasasının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasanın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kim diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda; mahkemece davacının ücret ödemesi bulunan 01.07.2003-31.07.2003 tarihleri arasında 01.06.2004-31.12.2004 tarihleri arasında ve 01.03.2005-31.05.2005 tarihleri arasında 506 sayılı Yasaya tabi zorunlu sigortalı olarak çalıştığının tesbitine dair verilen karar doğru ise de, bu süreler ve Kuruma bildirimi yapılan süreler dışında kalan 19.09.1997-30.06.2003,01.08.2003-31.05.2004,01.01.2005-28.02.2005,01.06.2005-02.08.2005 tarihleri arasında kalan süreler yönünden açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığı yöntemince araştırılmadan, uyuşmazlık konusu dönemin tamamında çalışması bulunan kayıtlara geçmiş komşu iş yeri sahibi veya çalışanı oldukları belli olmayan tanıkların beyanı ile yetinilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; 19.09.1997-30.06.2003,01.08.2003-31.05.2004 , 01.01.2005-28.02.2005 , 01.06.2005-02.08.2005 tarihleri arasındaki süreler yönünden,site yönetiminin karar defterini,gelir gider defterlerini istemek, bu defterler üzerinde inceleme yapmak,dinlenen tanıkların komşu işyeri tanığı olduklarına dair belgelerini getirtmek, tesbiti talep edilen sürelerin tümünü kapsayacak şekilde komşu işyeri tanığı olup olmadıklarını tesbit etmek,değillerse Kurum, zabıta, maliye ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları ve işyeri sahipleri araştırılıp tesbit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı ve davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden ilgililere iadesine, 07.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.