YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1307
KARAR NO : 2010/1360
KARAR TARİHİ : 15.02.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin ve çıkarılan borcun iptaline, yeniden aylık bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının, bir kısım hizmet süresi ile yaşlılık aylığının iptali ve davacıya yaşlılık aylığından borç çıkarılmasına ilişkin davalı Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalı Kurumun Tokat Sigorta İl Müdürlüğünde görev yapan idarecilerin baskı ve ikna edici yollarla personelin bilgisayar şifrelerini öğrendikleri, Müdürlükte çalışanların birbirlerinin şifrelerini öğrenip kullanabilecekleri bir ortam yaratıldığı, hatta müdürlükte çalışan temizlik firması elemanlarının dahi personelin şifrelerini bildiği ve bu şifrelerle ekran başında işlem yaptıkları, aralarında davacı sigortalının da bulunduğu bir çok sigortalı yönünden hesaplara girilerek başka sigortalıların yaptıkları prim ödemelerinin bu sigortalı yapmış gibi prim ödeme hesaplarına geçirildiği, sonradan yapılan ödemelerin önceki tarihlerde yapılmış gibi prim ödeme hesaplarına girilerek birçok sigortalıya sanal hizmet süresi kazandırılarak yaşlılık ve ölüm aylıkları bağlandığı, sağlık karnesi verildiği, davacı sigortalı …’ın prim ödeme hesabına (14-15).02.1996 tarihinde yapılan 15 adet ödemelerin 1989- 1990-1991-1992-1993 tarihli olarak girildiği, daha sonra bu tutarlar hesaptan çıkartılıp bu defa ödeme tarihlerinin (14-15).02.1996 olarak gösterildiği, girilen ödemelerin 4 adedinin sigortalı Hamza Aaydoğdu’ya ,4 adedinin sigortalı …’e ,3 adedinin sigortalı …….’a, 2 adedinin sigortalı…’a, 1 adedinin sigortalı …’e, 1 adedinin sigortalı İ….. ‘e ait hesaplardan çıkarıldığı, bu şekilde sigortalıya eski tarihle yaklaşık 4.5 yıllık isteğe bağlı sigortalılık hizmet süresi kazandırıldığı ve ödemelerin yüklenmesinden sonra davacının yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu ve kendisine 5563 gün sigortalılık süresi bulunması nedeniyle 1.8.1996 tarihi itibariyle kısmi yaşlılık aylığı bağlandığı, usulsüzlüklerin müfettiş tarafından ortaya çıkarılması üzerine davacının sanal hizmet süresi iptal edilerek aylık bağlama tarihinde 3954 günü bulunup 5400 gün sigortalılık süresi bulunmadığından kısmi yaşlılık aylığının iptal edilip davacıya fuzulen ödenen yaşlılık aylığı nedeniyle borç çıkarıldığı anlaşılmaktadır.
Sosyal Güvenlik Hukuku ilkeleri ve Medeni Kanunun 2. maddesinin uygulanmasının zorunlu bir sonucu olarak sigortalıya uzunca bir süre sigortalı olduğu inancı verildikten sonra sigortalılık süresinin iptal edilmesi iyiniyetten uzak olacaksa da kimse kendi hilesinden istifade edemeyeceğinden bu kuralın uygulanabilmesi için usulsüz olarak hileli şekilde oluşturulan sigortalılık süresi, sigortalının da katılımının bulunduğu muvazaalı bir işlem sonucu oluşturulmamalıdır.
Somut olayda sigortalının prim ödeme hesabına hileli girişler (14-15).02.1996 tarihlerinde yüklenmiş, Kurum kayıtlarında bulunan dilekçesine istinaden yapılan ödemelerinin isteğe bağlı sigortalı hizmetten sayılmasını sağlamış ve 24.07. 1996 tarihinde Bağ_Kur’dan yaşlılık aylığı talebinde bulunmuştur. Tüm bu belgeler oluşturulan hileli sigortalılık süresinin, sigortalının da katılımında bulunduğu hileli bir işlem sonucu oluşturulduğunu göstermektedir. Artık olayda Medenin Kanunun 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kuralının uygulanması olanağı bulunmamaktadır.
Bu halde davacının , iade ile yükümlü olacağı açık olup, İade yükümlülüğünün konusu ve kapsamı ise dava tarihinde yürürlükte olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 96. maddesinde hükme bağlanmıştır. Bu maddeye göre; “Kurumca işverenlere, sigortalılara,isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine ,genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere,fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa,hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık süre de yapılan ödemeler,bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden…itibaren hesaplanacak olan kanuni faizi ile birlikte …genel hükümlere göre geri alınır…”düzenlemesine göre, davacının kasıtlı ve hileli hareketi ile yaşlılık aylığı bağlanmasına neden olduğu sonucunun oluşması halinde, açıklanan bu madde kapsamında iade ile de yükümlü olduğu açıktır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.