YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1319
KARAR NO : 2009/11164
KARAR TARİHİ : 14.07.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara,toplanan delillere,hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava zararlandırıcı sigorta olayına uğrayan sigortalının meslekte kazanma gücünü %12,10 oranında kaybetmesi nedeni ile uğradığı maddi manevi zararın giderimine ilişkindir.Zararlandırıcı sigorta olayına uğrayan davacı sigortalının olayın meydana gelmesinde % 10, davalı işverenin %90 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler ve maluliyet derecesi ile maddi tazminatın olay tarihinden itibaren faizi ile birlikte ulaşacağı değer gözetildiğinde davacı yararına13.000,00TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 18.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümü ile silinerek yerine;
“1.13.389.23 TL. Maddi, 13.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.08.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine
2. Maddi tazminat için 1606,70 TL manevi tazminat için 1.560,00TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen manevi tazminat üzerinden hesaplanan 840,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verimesine,
3.Alınması gereken 1425,00TL ilam harcından peşin alınan 271,40TL nispi harç ile 179,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 450,40 Tl nın mahsubu ile kalan 974,50 TL harcın davalıdan tahsili ile, Hazine’ye irad kaydına, davacı tarafından peşin yatırılan 450,40 TL nispi harç ile 12.20 TL. başvuru harcı olmak üzere toplam 462.60 TL. harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan toplam 728,85 TL yargılama giderinden takdiren 585,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına” rakam ve sözcüklerinin yazılarak hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 60.00 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğu anlaşılmakla , fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 14.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.