Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/13506 E. 2010/400 K. 21.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13506
KARAR NO : 2010/400
KARAR TARİHİ : 21.01.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, prim ve gecikme faizi vs. Iptali ile ödenen mablağın yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davalı Kurumca talep edilmesi nedeniyle verilen, 2006/7.ayda eksik bildirilen sigortalılara ait ek aylık prim ve hizmet belgelerinin iptali ile davacı tarafından daha önce verilen 2006/7.aya ait aylık prim ve hizmet belgelerinin doğru olduğunun tesbitine,ihtirazi kayıtla ödenen 2.478,65YTL prim,213,68YTL işsizlik sigortası ve 784,96YTL gecikme faizi,10,50YTL damga resmi ve 49,50YTL İdari Para Cezası olmak üzere toplam 3.537,29 YTL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesinin 8.fıkrası uyarınca 1 aylık süre içinde dava açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı belirgin olarak 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesinin 7. ve 8.fıkraları ve 5655 sayılı Yasa’nın 2. maddesi ile değişik 506 sayılı Yasa’nın 140/4. maddesidir. Anılan 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesinin 7.fıkrasına göre, Fiilen veya iş yeri kayıtlarından tespit edilecek her türlü bilgiden ya da kamu kuruluşları tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı tespit edilen sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgelerin Kurumca resen düzenleneceği ve muhteviyatı sigorta primlerinin Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edileceği,aynı maddenin 8.fıkrasına göre ise, İşverenin, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ilgili Kurum ünitesine itiraz edebileceği, İtirazın tahsilatı, durduracağı, İtirazın reddi halinde, işverenin kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili mahkemeye başvurabileceği belirtilmiştir.Aynı Yasa’nın 140/4. maddesine göre ise idari para cezalarının ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk edeceği ve tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ödeneceği veya aynı süre içinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz edileceği, itirazın takibi durduracağı, kurumca itirazın reddedilmesi halinde kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurulabileceği, bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari para cezasının kesinleşeceği belirtilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,Kurumun 07.02.2007 tarihli yazısı ile,davacının 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesi uyarınca 2006/7.aya ait eksik bildirime ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerinin verilmediği,tebliğden itibaren 1 ay içinde sözkonusu belgelerin verilmesinin istendiği, davacı şirketin Kurumun bu yazısına itiraz ettiği,itirazın kabul edilmediği ve tebliğden itibaren 1 ay içinde ek aylık prim ve hizmet belgelerinin düzenlenerek verilmesi aksi taktirde resen düzenleneceğine ilişkin yazının 06.07.2007 tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiği,bunun üzerine davacının ihtirazi kayıtla ek prim ve hizmet belgelerini düzenleyerek ödeme yaptığı ve 10.09.2007 tarihinde eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesinin 7.fıkrasında belirtildiği şekilde işyeri ile ilgili eksik işçilik bildirimi nedeniyle Kurum tarafından resen ek aylık prim ve hizmet belgesi düzenlenmediği ve işverene bu işlemlerle ilgili borç tebliği de yapılmadığı,işverenin Kurumun yazısı üzerine ihtirazi kayıtla kendiliğinden bildirilen borcu ödediği anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesinin 7.fıkrası anlamında Kurum tarafından resen düzenlenmiş ve işverene tebliğ edilmiş prim borcu bulunmadığından 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesinin 8.fıkrasında belirtilen 1 aylık dava açma süresi uygulanamayacağından prim borcuna yönelik davanın süresinde açıldığının kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken davanın süresinde açılmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir.
Öte yandan, yukarıda söz edilen 506 sayılı Yasa’nın 140/4. maddesine göre de davacı işveren tarafından dava konusu edilen İdari Para Cezasına ilişkin olarak mahkemenin görevsizliğine,buna karşı yetkili ve görevli İdare mahkemesinde itiraz edilebileceğine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yapılacak iş; davacının prim ve gecikme zammı borcuna yönelik açtığı davanın süresinde olduğu kabul edilerek işin esasına girmek, dosyadaki tüm delilleri birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar vermek, idari para cezasına ilişkin itirazı ayırarak mahkemenin görevsizliğine, buna karşı yetkili ve görevli idare mahkemesinde itiraz edilebileceğine karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.