Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/13892 E. 2010/9938 K. 14.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13892
KARAR NO : 2010/9938
KARAR TARİHİ : 14.10.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 1972-1977 tarihleri arası 210100620166 sigorta sicil numarasında kayıtlı çalışmaların kendisine ait olduğunun tespiti ile adı-soyadının nüfus kaydına göre düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 1972-1977 yılları arasında 210100620166 sigorta sicil numarası ile kayıtlı olan çalışmaların kendisine ait olduğunun ve kayıtlarda Mehdin Akboğa olarak görünen isim ve soyadının … olarak düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulü ile, 2101006020166 SSK Sicil numarasında kayıtlı hizmetlerin davacıya ait olduğunun tespiti ile bu sigorta sicil numarasında bildirilen işe giriş bildirgelerindeki ve diğer evraklardaki Akboğa olan soy isminin Bünül olarak düzeltilmesine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 6020166 sigorta sicil numaralı hizmet cetvelinde 1972-1977 arası 11 işe giriş olduğu halde şahsi sicil dosyasında 5 adet işe giriş bildirgesi bulunduğu, işe giriş bildirgelerindeki kimlik bilgilerinin farklı olduğu ancak sigorta sicil numarasının hepsinde… olarak aynı olduğu, 6020166 sigorta sicil numaralı hizmet cetvelinde Mehdin Akboğa’nın 1972-1977 arasında çalışmalarının bulunduğu, ancak 1975 yılında 5807 işyeri sicil numaralı işyerindeki çalışmalarında ise isminin … olarak geçtiği, davacının Diyarbakır ili Kayapınar ilçesi Güleçoba köyü 81 cilt,24 hane de nüfusa kayıtlı Şihmus ve Ayşe oğlu Diyarbakır 02.10.1954 doğumlu … olduğu anlaşılmaktadır.
Bu tür davalar için özel bir ispat yöntemi öngörülmemiş ise de davanın niteliğinin kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda, 6020166 sigorta sicil numaralı hizmet cetvelinde görünen 11 adet işe girişe ait işe giriş bildirgesi ve tüm farklı işyerlerine ait işyeri dönem bordroları getirtilmeden,bu işyerlerinde davacı ile aynı dönemde çalışan kayıtlara geçmiş bordro tanıklarının beyanlarına başvurulmadan ve işe giriş bildirgelerindeki farklı kimlik bilgilerine sahip kişilerin kimlik bilgileri yazılmak suretiyle bu kimlik bilgilerine sahip kişilerin varlığı ilgili nüfus müdürlüklerinden sorulmadan ve bu kişiler hakkında zabıta araştırması yapılmadan eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınarak, 6020166 sigorta sicil numaralı hizmet cetvelinde görünen tüm işe giriş bildirgelerini ve tüm farklı işyerlerine ait işyeri dönem bordrolarını ilgili kurumdan getirtmek, bu işyerlerinde davacı ile aynı dönemde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına, resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını tesbit edip beyanlarına başvurmak, işe giriş bildirgelerindeki farklı kimlik bilgilerine sahip kişilerin kimlik bilgileri tam olarak yazılmak suretiyle bu kimlik bilgilerine sahip kişilerin varlığını ilgili nüfus müdürlüklerinden sormak, bu kimlik bilgilerine sahip kişilerin bulunup bulunmadığı konusunda nüfusa kayıtlı oldukları yerlerde zabıta araştırması yaptırmak bu kişilerin bulunduğunun anlaşılması halinde dava o kişilerinde hak alanını ilgilendirdiğinde davacıya bu kişileri yöntemince davaya dahil etmesi için önel vermek, davaya karşı beyanlarını almak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Kabule göre de,5502 sayılı Yasa’nın 36.maddesi gereğince Kurum harçtan muaf olduğu halde yargılama giderleri içine katılarak Kurumun başvuru harcından sorumlu tutulması da hatalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.