YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13910
KARAR NO : 2010/2344
KARAR TARİHİ : 04.03.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacıların tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacıların yakınlarının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile , davacı eş … için 70.000,00 TL, ve davacı çocuklar için ayrı ayrı 60.000,00’er TL manevi tazminatın 02.02.2005 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazla istemlerin reddine, karar verilmiştir.
Davacılar murisi Zeki Kabakulak’ın iş kazası sonucu hayatını kaybettiği,olayda murisin % 30, davalı işverenin % 70 oranında kusurlu oldukları,aynı olaya ilişkin maddi tazminat davasının kesinleştiği,murisin 1962 doğumlu olduğu,iş kazasının 02.02.2005 tarihinde meydana geldiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı … yararına 40.000.00 TL , murisin çocukları olan diğer davacılar yararına ayrı ayrı 30.000.00 ar TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken davacı … yararına 70.000.00 TL ve davacı çocuklar yararına ayrı ayrı 60.000.00 er TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamen silinmesine, yerine,
1-Davacıların manevi tazminat taleblerinin kısmen kabulü ile; davacı eş … için 40.000.00 TL,davacı çocuklar … ve … için ayrı ayrı 30.000.00’ ar TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.02.2005 ölüm tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazla istemlerin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları üzerinden davacı … için hesaplanan 4.400.00 TL, davacılar … ve … için ayrı ayrı 3.400.00’er TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden davacı …’den 4.400.00 TL, davacılar … ve …’den ayrı ayrı 3.400.00’er TL avukatlık ücretinin alınarak davalıya verilmesine,
3- Davacılar tarafından yapılan toplam 40.90 TL yargılama giderinden, kabul ve ret oranına göre takdiren 9.00 TL’sının davalıdan alınarak davacılara verilmesine,kalanın davacılar üzerinde bırakılmasına,
4-Alınması gereken 5.400.00 TL ilam harcının peşin alınan 6.075.00 TL harçtan düşümüyle Hazine’ye irad kaydına, kalan 675.00 TL nispi harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacılara iadesine; davacı tarafından peşin yatırılan 5.400.00 TL nispi harç ile 15.60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 5.415.60 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 04.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.