YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14144
KARAR NO : 2010/13188
KARAR TARİHİ : 27.12.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir
Mahkemece davacının maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir
Davacı sigortalının, davalıya ait işyerinde 9.4.2007 günü kauçuk kesme makinesinin çalıştığı sırada 17.8.2007 günü sol elini makineye kaptırması sonucu %26 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, Kurumca iş kazası kabul edilen olayda sigortalının %30, davalı işverenliğin %70 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 25.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 20.000,00TL’sına hükmedilmesi . ayrıca kural olarak, davayı kaybeden taraf yargılama giderlerinden sorumlu olup, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkemenin HUMK’nun 417 maddesgi gereğince yargılama giderini taraflar arasında haklılık orarına göre paylaştırması gerekeceğinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesine göre mahkemece, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kabul ve ret oranına göre paylaştırılması gerekirken tümünün davacı üzerine bırakılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1- Davacının maddi tazminat davasının reddine,
2-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatının 9.4.2007 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine , fazla istemin reddine,
3-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.900,00TL avukatlık ücretlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, red olunan manevi tazminat miktarı üzerinden aynı Tarife uyarınca hesaplanan 2.900,00 TL avukatlık ücretlerinin de davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 816,94-TL yargılama giderinden ret ve kabul oranına göre takdiren 340,00 -TL sının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerine bırakılmasına, davalı tarafından yapılan toplam 462,00 TL yargılama giderinden ret ve kabul oranına göre takdiren 270,00 -TL sının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerine bırakılmasına
5-Alınması gereken 1.350,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 811,40-TL nispi harcın mahsubuyla bakiye 538,60-TL nisbi harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından peşin yatırılan 811,40-TL nisbi harç ile 13,10- TL başvuru harcı olmak üzere toplam 824,50-TL harc giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 27.12.2010 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.