Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/14214 E. 2010/13183 K. 27.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14214
KARAR NO : 2010/13183
KARAR TARİHİ : 27.12.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere ve temyiz nedenlerine göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir
Mahkemece davacının maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir
Davacı sigortalının, davalı tarafından yapılan baraj inşaatı işyerinde formen olarak çalıştığı sırada 6.3.2003 günü beton blokları kontrol etmek için çıktığı metal merdivenin kırılması sonucu düşerek ayağından yaralanması sonucu %19,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, Kurumca iş kazası kabul edilen olayda sigortalının %20, davalı işverenliğin %80 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 15.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 20.000,00TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı temyiz nedenleri gözetilerek düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1- Davacının maddi tazminat davasının reddine
2- Maddi tazminatın reddi nedeniyle hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davalı yararına 575,00 avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine , fazla istemin reddine
4-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, vekil ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları üzerinden hesaplanan 1.800,00TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, red olunan manevi tazminat miktarı üzerinden aynı Tarife uyarınca hesaplanan 1.800,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan toplam 1.391.60 TL yargılama giderinden ret ve kabul oranına göre takdiren 526,00 -TL sının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerine bırakılmasına,
6-Alınması gereken 810,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 553,10-TL nispi harcın mahsubuyla bakiye 256,90-TL nisbi harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından peşin yatırılan 553,10-TL nisbi harç ile 28,70- TL başvuru harcı olmak üzere toplam 581,80-TL harc giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 27.12.2010 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.