YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14473
KARAR NO : 2009/15831
KARAR TARİHİ : 08.12.2009
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 24.822,21TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalılar vekillerince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.06.2009 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan Yüksel İnşaat A.Ş. vekili Avukat …..ile … vekili Avukat …….. geldiler. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dava 27.08.1997 tarihinde iş kazası sonucunda % 9,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi tazminat isteminin kabulüne manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiştir.
Savunma hakkı Anayasa (m.36) ile güvence altına alınmış olup, HUMK’nun 73. maddesinde de ayrıca düzenlenmiştir. HUMK’nun 73. maddesine göre: “ Kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez.” Buna göre hâkim Anayasa ile güvence altına alınan ve HUMK’da da ayrıca düzenlenmiş bulunan iddia ve savunma haklarını kullanabilmeleri için tarafları duruşmaya çağırmak zorundadır. Somut olayda, maddi tazminata yönelik istemin ıslah yoluyla artırılmasına ilişkin 05.12.2008 tarihli ıslah dilekçesinin davalı ….’ne usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilerek maddi tazminatın ıslah yoluyla artırıldığından anılan davalının haberdar edilmeden, giderek ıslahen artırılan bölümle ilgili savunma yapmasına fırsat verilmeden dosyanın karara çıkarıldığı, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca da davalı ….’nin savunma hakkının kısıtlanmak suretiyle maddi tazminata karar verilmesi hatalı olmuştur.
Davacı iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararının giderilmesi amacıyla dava açmıştır. Davacının 27.08.1997 günü iş kazası geçirdiği Dünya Göz hastanesinin 17.02.1998 ve SSK Ok Meydanı Hastanesinin 06.10.1999 tarihli raporları esas alınarak davacının maluliyetinin bulunmadığına ilişkin kurum kararına davacı tarafça yapılana itiraz sonunda Sosyal Sigorta Yüksek Sağılık Kurulu’nun davacının sürekli iş göremezlik oranını % 9,20 olarak belirlediği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık davacıda tespit edilen % 9,20 sürekli işgöremezlik oranının başlangıç tarihinin belirlenmesi noktasında çıkmaktadır.
Somut olayda zararlandırıcı sigorta olayı 15.08.1997 tarihinde meydana gelmekle birlikte, davacıda Sosyal Sigorta Yüksek Sağılık Kurulu kararı ile % 9,20 olarak belirlenen sürekli iş göremezlik oranının hangi tarihten geçerli olduğu, keza davacının, maluliyetine yol açan arızaların değişen ve gelişen bir durumu oluşturup oluşturmadığı tıbben belirlenmiş değildir. Hal böyle olunca Mahkemece bu konuda herhangi bir araştırma yapılmaksızın % 9,20 sürekli işgöremezlik oranının olay tarihi itibarıyla mevcut bulunduğunun kabulü ile sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın davalı ….’nin savunma hakkının kısıtlanmak suretiyle ve davacıda tespit edilen sürekli işgöremezlik oranının başlangıç tarihi belirlenmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın kapsamına göre davalılar avukatlarının sair temyiz itirazlarının ilerde incelenmesine, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, davalılar yararına takdir edilen 625.00 TL. duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine 08.12.2009 gününde oy birliği ile karar verildi.