YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14577
KARAR NO : 2010/11883
KARAR TARİHİ : 29.11.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 21.11.1995-26.02.2004 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitiyle işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalılardan Kurum ve Milli Eğitim Bakanlığı vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalı işverene ait işyerinde 21.11.1995-26.02.2004 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak sürekli çalıştığının tesbiti ile işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsilini istemiştir.
Mahkemece istemin kısmen kabulü ile davacının davalı işverenler Milli Eğitim Bakanlığı Ankara Keçiören Halk Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu Müdürlüğü işyerinde 27.11.1995-01.06.2001 tarihleri arasında part-time olmak üzere her ay 12 şer gün hizmet akdi ve asgari ücretle sürekli çalıştığının, 01.06.2001-27.02.2004 tarihleri arasında davalı … Bakanlığı Vakfı işyerinde sürekli ve her ay 30 ar gün hizmet akdi ve sigorta prim bordrolarında gösterilen ücretlerle çalıştığının tespiti ile bir kısım işçilik alacaklarının davalı işverenlerden tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden Halk Eğitim Merkezi Akşam Sanat Okulunda 1995-1996 öğretim yılı öğrenci aday defterinde isminin bulunduğu, 1995-1996, 1997-1998 ve 2001 öğretim yıllarında bilgisayar usta öğrenci olarak, bilgi işlem atölyesinde bordro basımı, geri bildirim kabulü ve bordro düzeltmeleri ve teslimi görevlerinde 1996,1997,1998,1999 yıllarında aylık ücretlerle görevlendirildiği, döner sermayeden ücret verildiği, 01.01.2001 tarihinden 27.02.2004 tarihine kadar döner sermaye hizmetlerinin Milli Eğitim Bakanlığı Sağlık Eğitim Vakfına devredildiği, hizmet cetvelinde davacının Halk Eğitim Merkezi işyerinden 05.10.1998 tarihli işe giriş bildirgesi ile 36 gün çalışmasının bildirildiği, Milli Eğitim Bakanlığı Sağlık Eğitim Vakfı işyerinden de 01.06.2001 tarihli işe giriş bildirgesi ile 2001 yılında 210 gün, 2002 yılında 358 gün, 2003 yılında 238 gün çalışmasının bildirildiği, 1998 yılı ücret bordrosunda usta öğretici olarak ayda 12 günden 88 gün ücret ödendiği, bordronun imzasız olduğu bu bordrolarda 70-75 kişi çalışanın isminin bulunduğu, ayrıca 31.12.1995 tarihli gider tahakkuk listesinde davacının ve daha 10 çalışanın isminin bulunduğu davacı tanıkları Sabahat …’ün Nuh Eskiyapar İlk okulunda mutemet, Halil Yılmaz’ın Aşık Veysel ilk okulunda, Behiye Demirel’in Halk Eğitim Merkezinde (1990-2000 yılları arasında ) Ertuğrul Mengü’nün Keçiören Lisesi müdür yardımcısı, Filiz Koyuncu’nun Aktepe Lisesinde mutemet olduğu (davacının 1995, 1996,1997 yıllarında Halk Eğitim Merkezinde 1 yıl öncesine kadar çalıştığını söylediği) davacının 27.02.2004 tarihinde işten çıkışının bildirildiği görülmüştür.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar karşısında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu yön Yargıtay Hakuk Genel Kurulunun 16.09.1999 gün 1999/21-510-527, 30.06.1999 gün 1999/21-549-555, 05.02.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 03.11.2004 gün, 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 01.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır. Gerçekten ifadesi hükme dayanak alınan tanıkların davacıyla birlikte bu işyerinde çalışan kayıtlara geçmiş tanıklar olmadıkları, Keçiören’de Aktepe Lisesinde, Eskiyapan İlköğretim Okulunda, Keçiören Lisesinde görevli oldukları, davacının çalışmasının tam doğrulanmadığı, Halk Eğitim Merkezinde davacıyla çalışan kayıtlara geçmiş 50 den ziyade çalışan, Milli Eğitim Bakanlığı Sağlık Eğitim Vakfında en az 10 çalışan olduğu halde bu kişilerin beyanlarına başvurulmadığı anlaşılmaktadır.
Bu bakımdan tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kalmaktadır. Giderek, tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğu söylenemez.
Öte yandan, davacının Halk Eğitim Merkezi işyerindeki çalışmaları 05.10.1998 tarihli davacının imzasını taşıyan işe giriş bildirgesi ile Kuruma kısmi olarak bildirilmiş 36 gün bildirime uygun olarak primleri ödenmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı Sağlık Eğitimi Vakfı işyerinden de davacının çalışmaları 01.06.2001 tarihli davacının imzasını taşıyan işe giriş bildirgesi ile Kuruma kısmi olarak bildirilerek bildirime uygun olarak 2001 yılında 210 gün, 2002 yılında 358 gün, 2003 yılında 238 gün bildirime uygun olarak primleri ödenmiştir. Yazılı belgelerin varlığı davacının bu dönemdeki çalışmaları işyerinde kesintili geçtiğinin karinesidir.Karinenin tersinin ise eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması söz götürmez. Başka bir anlatımla yazılı belgelerin bulunması durumunda tanık sözlerine değer verilemez. Dairemizin giderek Yargıtayın oturmuş ve yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır.
Yapılacak iş, davacının tespitini istediği sürelerle ilgili olarak eğer varsa davalı işverenin ücret bordrolarındaki davacının imzası olanlar saptanarak imzasını içeren bordrolara geçmiş sürelerin dışındaki sürelerle ilgili olarak istemin reddine, imzalı olmayan bordrolardaki süreler yönünden de işverence SSK.’ya verilen dönem bordrolarındaki kayıtlı tanıklar saptanarak davacı ile birlikte çalışanlar ile yine davacı ile çalışan görevli personelin tanık olarak beyanlarına başvurmak gerçek çalışma olgusunun somut ve inandırıcı bigilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2.6 ve 79/8. maddeleri gereğince kanıtlandıktan sonra davacının hizmet süresini belirleyip varılacak sonuca göre işçilik alacaklarını da hesaplatıp karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı ile davalı SGK Başkanlığı ve MEB’nın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 29.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.