Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/14580 E. 2010/7739 K. 29.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14580
KARAR NO : 2010/7739
KARAR TARİHİ : 29.06.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine
2-Dava, davacılar murisinin iş kazası ölümü nedeniyle uğradıkları eş yönünden 100.000,00 TL , çocuk için 70.000,00 TL, ölenin annesi için 30.000,00 TL manevi tazminatın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece eş … için 50.000,00 TL , çocuk … için 30.000,00 TL, anne … için 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Davacılar murisi sigortalı …’in öldüğü iş kazasında sigortalının % 25, davalı işverenin % 75 oranında kusurlu olduğu,davacıların davalı kusuruna göre dava açtıkları dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı , ölenin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı eş yararına 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 50.000,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Hüküm fıkrasının tümden silinerek yerine ;
“1-Manevi tazminatın kısmen kabul, kısmen reddi ile davacı eş … için 40.000 TL , davacı çocuk … için 30.000 TL , anne … için 15.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 10.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı … Otomotiv A.Ş. den alınarak davacılara verilmesine, fazla taleplerin reddine ,
2-Alınması gereken 4.590 TL karar ve ilam harcından davacıdan peşin alınan 2.700 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.890 TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına, davacıdan alınan 2.700 TL peşin harç ile 14 TL başvuru harcı toplamı 2.714 TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat yönünden davacı eş için 4.400 TL, çocuk … için 3.600 TL, anne … için 1.800 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, reddedilen manevi tazminat miktarları nazara alınarak davacı eş yönünden 4.400 TL çocuk … yönünden 3.600 TL, anne yönünden 1.800 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 627,16 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre takdiren 266,54 TL sinin davalıdan alınarak davacıların verilmesine, bakiyenin davacılar üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça yapılan 525,00 TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre takdiren 249,37 TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanının davalı üzerinde bırakılmasına,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 29.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.