YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14657
KARAR NO : 2010/11062
KARAR TARİHİ : 08.11.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 15.6.1993 tarihinden itibaren dava tarihine kadar çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 15.06.1993 tarihinden itibaren dava tarihine kadar davalı işverene ait işyerinde çalıştığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, istemin kısmen kabulü ile davacının davalı …’e ait iş yerinde 15.06.1993-31.08.1997 ve 18.09.2003-31.12.2005 tarihleri arasında Kuruma bildririlmeyen 1141 günlük çalışmasının tesbitine, karar vermiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının davalı … adına işlem gören 11008602 sicil nolu iş yerinde 15.06.1993 tarihinde çalışmaya başladığını gösterir giriş bildirgesinin Kuruma verildiği ve 15.06.1993-31.08.1997 tarihleri arasındaki çalışmalarının kısmi olarak Kuruma bildirildiği, bildirimlere uygun olarak da primlerinin ödendiği, bildirimlerin yapıldığı davalı adına tescilli 11008602 sicil nolu iş yerinin 15.06.1993 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı ve halen faal olduğu, 1993/2-1997/2 dönem arasındaki süreye ait dönem bordrolarının Kurumdan istendiği, soraki döneme ait bordroların istenmediği, davacının 19.09.2001-18.09.2003 tarihleri arasındaki dönemde babasından hak sahibi olarak yetim aylığı aldığı, anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları, tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Sosyal Güvenliğe yönelik bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren tarafından verilip verilmediği araştırılmalı, işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı, Kanun kapsamında bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmanın konusu, süreklimi kesintilimi olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları işveren, işçi ve işyeriyle ilişkileri dikkate alınmalı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği ile bu beyanlar kontrol edilmeli, mümkün oldukça işyerindeki çalışmaları dava konusu sürede süreklilik arz eden işyeri çalışanları ile kayıt ve araştırma yolu ile belirlenmiş komşu ve yakın işyerinden tanıklar dinlenilmeli, çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıkça belirlenmelidir.
Somut olayda davacının, davalı … adına tescilli 11008602 sicil nolu iş yerinde 15.06.1993-31.08.1997 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespiti ile ilgili verilen karar doğrudur. 18.09.2003-31.12.2005 tarihleri arasındaki dönem yönünden ise 18.09.2003 sonrasına ait iş yeri dönem bordroları kurumdan istenmemiş olması nedeni ile dönem bordrolarının gönderilmediği bu nedenle dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemde çalışması kuruma bildirilmiş bordro tanıkları olup olmadığının anlaşılamadığı görülmektedir.
Yapılacak iş, davacının çalıştığını iddia ettiği ve tespit kararı verilen 18.09.2003-31.12.2005 tarihleri arasındaki döneme ait dönem bordrolarını davalı Kurumdan istemek dönem bordrolarında çalışmaları görülen tanıkların beyanlarına başvurmak, dönem bordrolarının bulunmaması yada bordro tanıklarının adreslerinin tespit edilemediği ya da beyanları ile yetinilmediği takdirde, davacının varsa bildiği komşu iş yerlerini sormak, ayrıca Kurumdan bilgi alınarak veya Emniyet yoluyla yaptırılacak araştırma sonucu iş yerine komşu veya yakın işyerlerinden belirlenen çalışanların ve işyeri sahiplerinin beyanlarına başvurmak, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı …’a iadesine, 08.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.