YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14676
KARAR NO : 2010/11064
KARAR TARİHİ : 08.11.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01.09.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ve aylıkların faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine;
2-Dava; davacının, 01.09.2005-2008 yılı 8 ayına kadar ödediği 506 sayılı Yasa kapsamında isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti ile evlilik nedeni ile aldığı Kurum tarafından yapılan toptan ödemenin ihya yapılmış gibi kabul edilerek prim asıllarının faizi ile birlikte tahsil edilmesi kaydı ile 01.0.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanarak aylıkların faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun kabulüyle, yapmış olduğu 11.08.2008 tarihli yaşlılık aylığı başvuru sırasında 506 Sayılı Yasanın 60 maddesindeki koşullar gerçekleşmiş olduğundan ihya işlemi yapmak ve primleri faizi ile iade etmek koşuluyla yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
HUMK’nun 389. maddesi uyarınca, verilen karar ile taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açıkca gösterilmesi gerekir. Bu duruma göre şartlı olarak, tereddüt uyandıracak şekilde hüküm kurulamayacağı açıktır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 09.04.2003 tarih ve 4842 sayılı Yasa ile değişik 506 sayılı Yasanın 85.maddesinde,malüllük,yaşlılık ve ölüm sigortalarına isteğe bağlı olarak devam edilebilmesi için en az 1080 gün malüllük,yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olmak gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda, davacının 1973 yılından itibaren -30.05.1983 tarihine kadar kesintili olarak 2542 gün hizmetinin göründüğü, ancak ödediği primleri evlilik nedeni ile 11.06.1981 tarihinde toplu olarak geri almış ise de 506 Sayılı Yasaya göre bu primleri faizi ile birlikte Kuruma ödeyerek ihya hakkı bulunduğu ve 01.09.2005 tarihinden itibaren düzenli prim ödediği gözetilerek mahkemece isteğe bağlı sigortalılığa geçerlilik tanınması isabetli ise de şarta bağlı olarak hüküm kurulması isabetsizdir.
Mahkemece, davacıya ihya işlemini yapmak ve primleri faizi ile birilikte Kuruma ödemesi için önel verilerek sonucuna göre yaşlılık aylığı koşullarını değerlendirilip koşulsuz olarak hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.