YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14680
KARAR NO : 2010/10645
KARAR TARİHİ : 01.11.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, geç ödenen yaşlılık aylığı faiz alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, sigortalının iş kazası sonucu ölümü üzerine hak sahibi davacılara ölüm aylığının geç bağlanması nedeniyle 01.10.2003-02.12.2005 tarihleri arasındaki dönemde birikmiş 3.000,00 TL faiz alacağının davalı kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 1.486,23 TL faiz alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 178.ve devamı maddelerinde dava dilekçesinin, 388 ve 389.maddeleri uyarınca kararın hangi hususları içermesi gerektiği açıkça belirtilmiştir. Buna göre, anılan maddelerde sayılan hususlarla birlikte, dava dilekçesinde; açık bir şekilde dava konusu, hukuki sebeplerin özeti, iddia ve savunmanın yazılması, hüküm sonucu kısmında ise, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Ayrıca, verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır.
Somut olayda dava dilekçesinde davacı eş ve çocuklar için toplu olarak 3.000,00 TL faiz alacağı istendiği, kurulan hükümde de yine birden fazla davacı bulunduğu halde 1.486,23 TL birikmiş faiz alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine denmek suretiyle hangi davacının ne kadar talebi olup ne kadarına hükmedildiği açıklanmayarak infazda duraksama oluşturacak şekilde hüküm kurulmuştur.
Yapılacak iş: Davacıların dava dilekçesinde talep ettiği faiz alacağı miktarının ne kadarının eş , ne kadarının çocuklar için istendiği, davacılara açıklattırılıp, bilirkişiden her davacının ne kadar faiz alacağı bulunduğu konusunda ek rapor alınarak bildirilen miktarlar üzerinden yapılan değerlendirme sonucu her davacı için ayrı ayrı kabul edilen alacak miktarı yazılmak sureti ile denetime açık ve infazda şüphe ve tereddüde mahal vermeyecek şekilde hüküm kurularak sonuca gitmekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, Davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.