Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/14707 E. 2010/10861 K. 04.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14707
KARAR NO : 2010/10861
KARAR TARİHİ : 04.11.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 20.4.1982-22.3.1985 tarihleri arasında … sigortalısı olduğunun ve yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 20.04.1982- 22.03.1985 tarihleri arasında … sigortalısı olduğunun ve yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kabulü ile davacı …’in 20.04.1982-22.03.1985 tarihleri arasında zorunlu … sigortalısı olduğunun ve prim borçlarının ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbitine karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388 ve 389.maddeleri uyarınca kararın hangi hususları içermesi gerektiği açıkça belirtilmiştir.Buna göre, madde de sayılan hususlarla birlikte ,hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.Ayrıca,verilen karar ile iki tarafa yüklenilen ve verilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır.
Somut olayda, davacının ibraz ettiği ödeme belgelerine göre 5510 sayılı Yasa Geçici madde 24 uyarınca yapılandırmadan yararlanarak borcunu 30.06.2008 ve 01.07.2008 tarihlerinde iki taksit halinde ödediği anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca,infazda tereddüde yer vermemek için davacının en son prim borcunu ödediği 01.07.2008 tarihini takip eden aybaşı olan 01.08.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbitine karar verilmesi gerekirken aylık bağlanması gereken tarih belirtilmeksizin karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1.bendinin silinerek yerine, “1-Davanın KABULÜ ile davacı …’in 20.04.1982-22.03.1985 tarihleri arasında zorunlu … sigortalısı olduğunun ve en son prim borçlarının ödendiği 01.07.2008 tarihini takip eden aybaşı olan 01.08.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbitine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 04.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.