YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14756
KARAR NO : 2009/16193
KARAR TARİHİ : 14.12.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar murisinin 4.7.2006 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespiti ile maaş bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacıların miras bırakanı…’in Artek İnşaat …Limitet Şirketi’nin Irak’taki işyerinde şoför olarak çalışırken 4.7.2006 tarihinde kamyonun üzerinde bulunduğu sırada maruz kaldığı roket saldırısı sonucu ölümü ile sonuçlanan olayın iş kazası olduğunun tesbiti ile davacılara SGK Başkanlığınca iş kazası sigorta kolundan ölüm geliri bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Davada uyuşmazlık olayın davalılar yönünden iş kazası olup olmadığı ve davalı Kurumun iş kazası sigorta kolundan öngörülen yardımlardan sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Yurt dışında çalıştırılırken kazaya maruz kalan davacıların murisi…’in iş kazası ve meslek hastalıklarına karşı topluluk sigortası yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga 506 sayılı Yasa’nın 86. maddesinde Kurumun, 2. ve 3. maddelere göre sigortalı durumda bulunmayanların Çalışma Bakanlığınca onanacak genel şartlarla (iş kazalarıyla, meslek hastalıkları), (Hastalık), (Analık), (Malullük, yaşlılık ve ölüm) sigortalarından birine, birkaçına veya hepsine toplu olarak tabi tutulmaları için işverenlerle veya dernek, birlik, sendika ve başka teşekküllerle sözleşmeler yapabileceği, sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerin yurt dışındaki iş yerlerinde çalışmak üzere giden Türk işçilerine istekleri halinde 85. madde hükümlerinin uygulanabileceği, 7. Maddesinde ise işveren tarafından geçici görevle yurtdışına gönderilen sigortalıların bu kanunda yazılı hak ve yükümlerinin bu görevi yaptıkları sürece devam edeceği bildirilmiştir.
Kamu hukuku alanına giren Sosyal Güvenlik Hukuku’nun hizmet akti ile çalışanlar yönünden başlıca kaynağını oluşturan 506 sayılı Yasanın uygulama alanı devletin hükümranlık sahası ile ilgili olup ülke sınırları dışında uygulanmaz.506 sayılı Yasanın ülke dışında meydana gelen sigorta olaylarında uygulanabilmesi için SGK’na yükümlülükler getiren sosyal güvenlik sözleşmesi veya kısa vadeli sigorta kollarını da kapsayan topluluk sigortasının bulunması gerekir. Bunlar bulunmadığı takdirde kural olarak Türk Milli sınırları içinde ve Türkiye de tescilli işyerleri ve işverenleri ile kanun kapsamındaki işçiler için uygulanabilir. Somut olayda davacılar murisinin davalının işyerinde çalışırken maruz kaldığı kaza sonucu hayatının kaybettiği, Irak ile Türkiye arasında SGK’nu yükümlülükler altına sokan sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmadığından olayın SGK yönünden işkazası sayılması ve SGK’nun 506 sayılı Yasa gereğince iş kazası sigorta kolundan sorumlu olduğundan söz edilmesi mümkün değildir. Ancak 506 sayılı Yasa’nın 66. maddesindeki şartların oluşması halinde ölüm sigortasından ölüm aylığı bağlanabilir. Bu nedenle (SSK) SGK Başkanlığı yönünden davanın reddi doğrudur.
Davalı şirkete yönelik davaya gelince; dosyadaki kayıt ve belgelerden Kellog, Brown and Root adlı Amerikan firmasının Irakta taahhüdünde bulunan işte çalıştırılmak üzere taşeronu bulunan Artek İnş. Taah. Tur. Teks. Tarım Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şirketi aracılığıyla Türkiye’den işçi temin ettiği, ölen…’in davalı şirket tarafından bu şekilde Irak’a götürülerek amerikan şirketine ait işyerinde çalıştırıldığı, işçi ücretlerinin amerikan şirket tarafından davalı şirkete verildiği, davalı şirketin de işçilere ödendiği, davalı şirketin SGK. Başkanlığına karşı beyan ve taahhüt belgesi düzenleyerek isteğe bağlı sigortadan yaşlılık, malullük ve ölüm sigortası primi ödediği anlaşılmaktadır.
Aracı olarak nitelendirilen kişilerce işe alınan işçilerin uğrayacakları zarardan dolayı aracının asıl işverenle birlikte sorumul olacağı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesi gereğidir.Somut olayda Amerikan Şirketi ile davalı Türk şirket arasındaki ilişki işveren -aracı biçimindedir. Olay davalı aracı işveren şirket yönünden iş kazası kabul edilip sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.