YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14929
KARAR NO : 2010/11370
KARAR TARİHİ : 22.11.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, durdurulan emekli aylığı ve sağlık hizmetlerinin tekrar başlatılmasına, ödenmeyen aylıkların tahsiline, manevi tazminat ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dava, durdurulan emekli aylığı ve sağlık hizmetlerinin tekrar başlatılmasına, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile ödenmesine, davaya konu Kurum işleminden duyulan üzüntü sebebi ile 500,00 TL manevi tazminatın davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava açıldıktan sonra yaşlılık aylığı bağlandığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, ödeme tarihine kadar 174,03 TL faiz ile 500,00 TL manevi tazminatın Kurumdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
HUMK’nun 427. maddesindeki parasal sınırları değiştiren 5219 sayılı yasanın 2/c maddesi ile 21.7.2004 tarihinden itibaren verilecek kararlarda 40.000.000 TL olan kesinlik sınırı 1.000.000.000 TL’ye (1.000,00-YTL) çıkarılmıştır. Diğer bir deyişle 21.7.2004 tarihinden itibaren verilen kararların temyiz edilebilmesi için hüküm altına alınan miktarın 1.000.000.000.TL (1.000,00-YTL)’yi geçmesi gerekir.
HUMK’na 5236 sayılı yasanın 19.maddesi ile eklenen Ek-4.maddeye göre ise “Görev, kesin hüküm, istinaf, temyiz, Yargıtay’da duruşma, senetle ispata ve sulh mahkemelerindeki taksim davalarında muhakeme usulünün belirlenmesine ilişkin maddelerdeki parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on milyon lirayı (10,00-YTL) aşmayan kısımları dikkate alınmaz.”
2009 yılında bu parasal sınır 1.400,00 TL.olarak uygulanmış olup temyize konu dava değerinin 1.400.00. TL.’sini geçmesi gerekir.
İnceleme konusu kararda manevi tazminat unsurları yoksa da davacı yararına 500,00 TL’lık manevi tazminata ilişkin hüküm kesin nitelik taşıdığından 1.6.1990 gün ve 1989/3 E. 1990/4 K. Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da göz önünde tutularak manevi tazminata ilişkin mahkemece verilen hükme yönelik davalı SGK’nun temyiz dilekçesinin kararın kesinlik sınırları içinde kalması nedeniyle reddine,
2- Diğer temyiz sebepleri yönünden ;Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddine.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin hükme yönelik temyiz dilekçesinin kesinlikten REDDİNE, davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 22.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.