Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/14961 E. 2010/5956 K. 25.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14961
KARAR NO : 2010/5956
KARAR TARİHİ : 25.05.2010

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, … kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, 31.868.78 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi, davacı ile davalılardan …İnş. Tic. Ltd. Şti, Şal İnş. Tic. Koll. Şti, … İnş. San.Tic.Ltd.Şti. ve … İnş. Enerji A.Ş. vekillerince istenilmesi ve davacı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.05.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı vekili Avukat … ile davalılardan … İnş. Enerji A.Ş. vekili Avukat … geldiler. Diğer davalılar adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyizin kapsamı ve temyiz nedenlerine göre davalıların ve davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 20.08.2002 tarihinde meydana gelen … kazası sonucu % 100 oranında sürekli … göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmişse de manevi tazminatın takdirinde yanılgıya düşüldüğü, manevi tazminatın az takdir edildiği gibi hüküm altına alınan tazminatlara faiz işletilmesi konusunda istemin aşılmak suretiyle karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacının … kazası sonucu % 100 oranında sürekli … göremezliğe uğradığı olayda davacının % 20, davalı …’nın % 20, davalı işverenin % 60 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli … göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde ve özellikle istemin ılımlı olmasına göre davacı yararına 10.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 8000.00 TL’sına hükmedilmesi isabetsiz olmuştur.
Öte yandan hüküm altına alınan maddi tazminatlara uygulanacak faizle ilgili de hataya düşüldüğü görülmektedir. Maddi tazminat isteminin ıslah suretiyle artırılmasına ilişkin, 30.03.2009 tarihli dilekçede, ıslahen artırılan miktara yönelik olarak davacının faiz istemi yoktur. Hal böyle olunca 08.09.2003 tarihli dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00-TL maddi tazminatla sınırlı biçimde faize karar verilmek gerekirken, ıslahen artırılan 22.868,78 TL maddi tazminat için ıslah tarihinden itibaren faize karar verilmesi HUMK 74. maddesindeki istemle bağlılık ilkesine aykırı olup bozma nedenidir.
Nevar ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı kararı davalı …’nın temyiz etmediğide gözetilerek düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1-Davanın kabulü ile 23.868,78-TL maddi,ve 10.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 33.868.78 TL tazminatın maddi tazminatın 1.000,00 TL’lık kısmının ve manevi tazminatın tamamının 20.8.2002 olay tarihinden, maddi tazminatın 22.868,78 TL’lık kısmının 30.3.2009 ıslah tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalılar …İnş.ve Tic.Ltd.Şirketi, Şal İnş.ve Tic.Ltd.Şirketi, … İnş.San.ve Tic.Ltd.Şirketi ile … İnşaat ve Enerji A.Ş.’nin sorumluluğu 23.868,78 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 33.868,78 TL tazminatın 11.000,00 TL’lık kısmına 28.8.2002 tarihinde yürütülecek yasal faizi ile sınırlı olmak üzere davalılardan dayanışmalı olarak tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 1.828,91-TL ilam harcından peşin alınan 457,30-TL’nin indirimi ile kalan 1.371,61-TL ilam harcının davalılardan dayanışmalı olarak tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından başvurma ve peşin harç olmak üzere yatırılan toplam 465,20-TL harç giderinin davalılardan dayanışmalı olarak tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Reddedilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan toplam 913,00-TL yargılama giderinin davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan tazminat miktarı üzerinden 3.786,88-TL, avukatlık ücretinin davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, Davacı yararına takdir edilen 750.00 TL. duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalılara yükletilmesine, 25.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.