YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15176
KARAR NO : 2011/1233
KARAR TARİHİ : 17.02.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere ve özellikle hüküm altına alınan manevi tazminat miktarında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe maruz kalan işçinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının, maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı işyeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret gözönünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda, iki şıklı olarak düzenlenen 26.06.2009 tarihli hesap bilirkişisi raporunda Türkiye Petrol Kimya Lastik İşçileri Sendikası’nın 28.04.2008 tarihli cevabi yazısında bildirdiği taban ücrete göre yapılan maddi tazminat hesabı mahkemece hükme esas alınmıştır. Davacı, dava dilekçesinde aldığı ücret miktarını belirtmemiş, dava dilekçesinin deliller kısmında emsal ücret araştırmasına yer vermiştir. Dosyaya ibraz edilen ücret bordroları ise imzasız olup, asgari ücret üzerinden düzenlenmiştir. Ayrıca, mahkemece dinlenen tanıklar davacının ücreti hakkında beyanda bulunmamışlardır. 01.05.1989 tarihinde doğan davacı 23.08.2006 tarihinde davalıya ait işyerine plastik işçisi olarak girmiş olup, dava konusu iş kazası ise, 29.08.2006 tarihinde meydana gelmiştir. 17 yaşında olan ve 6 günlük kıdemi bulunan davacının olay tarihi olan 29.08.2006 tarihinde aylık net 1.000,00.-TL ücret ile çalışması hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun değildir. Ayrıca, davacının çalıştığı işyerinin İstanbul’da olması nedeniyle asgari ücretin üzerinde ücret alması da mümkündür. Öte yandan, Türkiye Petrol Kimya Lastik İşçileri Sendikası’nın, davacının yaptığı işe göre emsal ücretini belirleyecek bir meslek örgütü olmadığı da ortadadır.
Yapılacak iş, davacının yaşı, eğitim durumu, mesleki kıdemi ve yaptığı iş belirtilerek ilgili meslek odasından olay tarihinden müzekkerenin yazıldığı tarihe kadar emsal işçinin alabileceği aylık net ücreti her yıl için ayrı ayrı sormak, ilgili meslek kuruluşu tarafından bildirilen ücret esas alınarak maddi tazminatı yeniden hesaplamak, Kurum tarafından hüküm tarihine en yakın tarihe göre hesaplanan peşin sermaye değerini zarardan indirmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, 17.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.